Adrianna Nicole ile Charley Chase, karanlık odanın içinde siyahın devasa yavaşça gözüktüğü yaratığı gördüklerinde gözleri parladı. İkisi de aynı anda yere çömeldi, o kalın kara yarak ellerinde şekillenip parıldıyordu. Adrianna önce yanağına alarak sertçe emdi, ısırırken ağzına doluyordu o sıvı dolu kütle. Charley ise hemen diğer ucundan sıkıca sarkıtarak dilini baştan sona gezdirdi, amcığın içi kıvranıyor gibiydi. Yarağın sertliği ikisinin boğazında yankılanırken, dişlerin hafifçe acıtmasıyla iştah daha da kabardı.
Dudakları sardı etten o uzun kara sapı, nefesleri hızlandı; dayanamadılar ve birlikte derin derin köklemeye başladılar. Adrianna’nın dili amcığın dibine indiğinde çenesiyle vururken, Charley de dilini sarkıtarak deli gibi inletiyordu kara yanağı. İki folloşun sıcak ağızları arasında kalınca adam iyice sertleşti, derin bir inleme patladı boğazından. Kadınların el hareketleri artık şiddetlendi; Adrianna incelerek yumuşayan deri altını pençelerken çıktığı her sesle azgınlığı artıyordu.
Charley donuk bakışlarla adamın kaslı bacaklarını tutup çekiştirirken Adrianna kafasını kaldırıp uzun uzun yaladı amcığın yanlarını. Ardından sapla şiddetle döverek boğazına yakın yerdeki hassas noktaları buldu; karşılığında adamın boynundaki damarlar şişti ve çatlamaya hazır gibi attı. İkisi birlikte adamın bacaklarına yapışmış halde yarakta yarıştı; biri aşağıdan boğazda baskıyla dayarken diğeri dilleriyle dipte oyalanarak tam anlamıyla onu ele geçirmişti.
Çok geçmeden adam yeter dedi ama onlar bırakmadılar; dayatma üstüne dayatma yaptılar, ağızlarından köpüren salya ve ter birbirine karıştıktan sonra sonunda adamın kokusunu bütün vücutlarında hissettiler. Siyah yaraktan gelen pislikli tohumlar ard arda fırladı adeta patlamalarla, ağızlarından taşan sıvılar hırpalanmış bedenlerine bulaştı. Kötü niyetle değil ama hırsla doyurulmuş iki kadın, cehennem gibi sıcak odaya kendi kirli arzularını sakso ve kökleme savaşlarıyla kazımışlardı kendilerine…