Ailee Anne, sarı saçlarıyla küçücük bedeniyle BangBus’un dar kabininde nefesini tutmuş bekliyordu. Küçük amcığını tıraş ettirmişti, her kılların alınmış olması onu daha da yıkıcı kılıyordu. Tyler Steel’in bakışları üstündeydi, ağzında sarkmış yarak ucu ile adeta onu kuşatıyordu. Ailee’nin gözleri arzu ve intikam karışımıyla yanıyordu; eski sevgilisinden kalan o acı tatlı öfkeyi Tyler’ın sert köklemelerinde çıkarmaya niyetliydi.
İlk hareketle birlikte Tyler, Ailee’nin bacaklarını hızla açtı; minibarın kenarına dayadığı bedenini aralıksız topuğuyla itip çekiyor, acımasızca derinlemesine iniyordu. Ailee, küçük amcığını yumuşak elleriyle sıkarak karşılık veriyor; beyninden alıp götüren hislerle boğuşuyordu. Dudakları kıpkırmızı olmuştu, aralıklı nefesi sarkıtılmış diline karışıyordu. Tyler’ın o kalın ve sert yarak saplayışı yüzünden omuzlarından tırnak izleri çıkmıştı bile.
Biraz ilerleyince Ailee kendini eline bıraktı, başını geriye atıp sertleşen göğüslerini dışarı doğru çıkardı. Bu folloş kadın merdiven altı hiçbir sakso gibi değil; her çukura isyan eden bir ateş vardı içinde. Tyler da peşini bırakmadı, neredeyse can havliyle onun beyaz tenine dayandı. Amcığın içine şehvetle indirdiği her kök, hasta bir iştahla tekrar tekrar kendini buldu orada.
En sonunda sıcaklığın doruğu geldiğinde ikisi de soluğunu tuttu; yer yer sesler yankılanıyor, kabin gürültüsü içinde yalnız onların fısıltılı ağıtlarına sahne oluyordu. Tyler sertçe dayayıp en sonunda kama gibi amını boşalttığında Ailee’nin küçük amcığı o hızda dolup taştı ki etrafındaki tüm sınırların ötesine geçti. Kan ter içinde kalan bu iki sapık beden birbirine tutkuyla yapışırken ağır ağır çöktü yere… O an onlar için sadece kaba bir zevk değil, yutkunulmaz bir intikamın kanıtıydı!