Üstü başı dağınık, bakışları keskin ve hırçın bir folloş olarak kameraya dik dik bakıyordu. Gecenin karanlığında, teninde terin parlaklığı yeni yeni hissedilmeye başlamıştı. İlk hareketi sertti; elini belinden geçirip göğüslerini kavuşturdu, avuçlarının kenarları yalayarak parmaklarını yavaşça süzdürdü. Yüzündeki o acayip arzu, yaramazca sarkan saçlarının arasından bile seçiliyordu. Ayakta dururken bedeninin ritmi yükselmeye başlamış, nefesi kesilmişti ama durmuyordu; parmaklarıyla amcığını kaşırken inlemeleri kesikti.
Sahnenin elektriklenmesiyle birlikte oturmaya geçti, kahkahalar arasında yaraklarını çıkarıp kamerasına doğru itinayla dayadı. Amcığının daracık deliğini kabul etmeye hazırdı; diliyle ısırgan yapar gibi sıyırdı orayı, dişlerinin hafif açtığı izler teninde kızarıklıklar yaratıyordu. Dudağı şişkinleşmiş, gözleri kısılmıştı; damla damla terle karışan tükürük içinde yarak derisini sarmaladı. Boğazına kadar aldı saksoyu ve her iniltisi daha da kabarttı onu.
Yatakta sertçe savrulmaya başladı, arkasını döndü ve kıçını kaldırarak yarak yakalama pozisyonunu sundu. Gözüne kestirdiği sertliği gıdıklamadan geçmedi; saksoyu dilinin ucuyla helezon gibi çevirdi, sonra da suratına bastırıp yutkunmaya zorladı kendini. Göğsünü yumruklarken amcığını derinlere soktu; kıçı sıkıydı, suratında acı ve haz arasında gidip gelen ifadelerden anlaşılıyordu ki bu iş kısa sürmeyecekti.
Son hamlede iyice bastırdı köklemesini; yarağını dibine kadar çekti ve amcığın içini şiddetle doldurdu. Karnındaki kaslar gerildi, kalçası hızlanıp fren yapmadı bir an olsun. Sıçramalar halinde çıkışı yakalayıp bittiğinde ise nefes nefese kalmıştı ama gözlerindeki alev sönmemişti daha. Dibindeki hararetle yanarken son defa “Daha fazlasını ver!” diye haykırdı kadıncağız. Ağzında saksoyun hırıltısıyla, bedeninde yayılan o lanet olası zevkin izleriyle sahneden düştü adeta.