Monica’nın öfke ve arzu dolu bakışları, odanın havasını bir anda değiştiriyordu. O kocaman amcığını yalamaya başlayan adamın sert elleri, onun kıvrımlı vücudunu keşfe çıkmıştı bile. Sıkı kalçasını aralayıp, o sıcak amını dudağına dayamıştı. Monica’nın içten gelen ahları, adamın suratında hırçın ve doyumsuz bir gülümseme yaratıyordu. Hemen ardından o kalın yarak, terli tenine sürtünerek, amcığına ağır ağır dayandı; muazzam bir saksoyun ardından sonunda o sıcak deliğe girmeyi başardı.
Her göbeğini patlatan köklemede Monica’nın bedeninde sarsıcı titremeler başladı. Sertçe sokuyor, her itişinde kalçasının derinliklerine işlemenin verdiği acı ve zevki yüzündeki ifadeyle belli ediyordu. Azgın adam hiç acımadan ilerliyordu; sıkı anüsünü parmak gibi açıp içine dolarken Monica direnmeye çalışsa da arzunun pençesinde savruluyordu. “Daha hızlı… içine al!” diye bağırarak kendini teslim ettiği her inleyişte adam daha bi kinleniyor, azgınlığını katmerliyordu.
Yaydığı hırsla yumuşak tenine vurdukça amcığını çatlatıyor, izmarit gibi kızarmış anüsüne mahsus köklüyü iyice bastırıyordu. Monica’nın yüzünde hem acıdan hem zevkten karışık çığlıklar yükselirken adam onu yerinden kıpırdatmıyor; sanki kendi kölesiymiş gibi sertçe çekip itiyordu. Göğsünü yumruklayarak ritmini ayarlıyor, iri yarak kıvrımlarına hınzırca zarar verirken yalancı kahkahalar atıyordu.
Sonunda dayanılmaz doruk gelip bastırırken, içten boşalmalar tüm bedenini kapladı. Ağzından dökülen sesler yankılanıyor; amının içinde kalan spermlerle beraber sertliği yavaşça çözülüyordu. Monica bitap düşmüş halde yerde nefes nefese yatarken adam yeniden yaklaştı; o sıcak deliğin sarkan kenarlarını seyrederken yeni bir acıya ve tattığı hazzın hamlığına şimdiden özlem duyuyordu. Bu geceyi unutmayacaktılar; azgınlığın dibine vurmuşlar, sınır tanımayan bir fahişe ve efendisinin sapkınca hikayesine imza atmışlardı.