Londra’nın soğuk ve puslu sabahında, öğretmen olan sarışın anne, büyük göğüslerinin ağırlığını taşıyan incecik vücuduyla, derse geç kalan folloşu Anna De Ville’yi yakaladı. Sınıf kapısında dikilip onu azarlarken, içindeki öfke ve arzu birbiriyle çatışıyordu. O anın ağırlığı altında ezilmiş gibi duran Anna, annesinin sert bakışlarından kaçamazdı artık. Sarışının dudaklarında beliren o alaycı tebessüm, hemen ardından gelen cezanın müjdecisiydi.
Kadının esmer teniyle zıtlık oluşturan beyaz dantelli iç çamaşırları, onun hem öğretici hem de amına saplanacak canavar dişi olduğunu gösteriyordu. Anna’yı kıvrandıran bu sahne karşısında hiçbir bahane kabul görmezdi artık. Anne usul usul kıçını ortaya çıkarırken, tersi dönmüş öğrencisinin kırmızı yanaklarını öperek dilini yavaşça emmeye başladı. Yumuşacık ama bir o kadar da sert dokunuşlarla kızın amcığını çözüp parmaklarını içine soktuğunda, saf itaat ve arzuyla titreyen Anna ancak nefesini tutuyordu.
Sarışının elleri hızlanınca hips çıtırdadı; amdan çıkan ıslaklık annenin parmaklarının her deliğe hakim oluşunda yankılandı. Sonra o devasa memeleriyle göğüslerini sallayarak kızı diz çöktürdü. Dudaklarını genişçe açıp Anna’nın saksoğunu emmeye başladı; dili avuçlayıp beynine kadar indirirken folloşun gözleri karardı. Ardından kalçasını kavrayıp onu masaya yatırdıktan sonra kaba kuvvetle kıçına dayadı. İnatla giren yaragı, sanki kendi ceza seansını verircesine kıvranan amcığın içine defalarca şiddetle sokup çıkarttı.
Anna inleyip ağzıyla nefesini kontrol etmeye çalışırken, anne yumruklarını kullanmaya başladı; önce parmaklarını yumruk yapıp sıktığında genç kızın makatındaki direnç eriyordu adeta. Sonra sertçe fisting yaptı; amcığın kaslarını zorlayarak elinin tümünü içine alıyor, acıya karışan zevkten ikisi de deliriyordu artık. Sarışın öğretmenin kocaman memeleri yerçekimi karşısında serbestçe salınıyor; terli tenleri birbirine değerken annelikten çok vahşi bir dominat olarak hükmediyordu.
Son darbeyi vururken yüksek sesle bağırdılar; Anna’nın vücudu kasılırken anne yalancı sayıklamalarla onu inletip boşalttı. O an sınıfta sadece nefes alma sesleri vardı; koca göğüsler yere düşmüş bedenin üzerinde titremekteydi hâlâ… Kıç dayamasıyla tam bir kökleme seansı yaşanmıştı işte!