Derrick Ferrari, işin riskini bile umursamadan, karnına kadar kıvrımlarla dolu o kara güzeli Katt Garcia’nın önünde dimdik duruyordu. Katt’ın bikinisi neredeyse bedenine sığmayan devasa göğüsleriyle, kocaman butlarıyla adeta cehennem gibi alevleniyordu. Bahçıvanın sert bakışları altında, bu karanlık tenli tanrıça öyle bir duruş sergiliyordu ki, her biri kabaran kıvrımlarının üstüne düşen ışıkla gözleri kamaştırıyordu. Yaranın dibindeki o devasa amcık, sıvıların ıslattığı pembe derisiyle tam bir felaket saksoyu vaat ediyordu.
Derrick’in iri yaraklılığı çoktan hazırdı; Katt’ın geniş belfendiğini hissettiğinde içindeki hayvani arzular çılgına dönmüştü. Kadının büyük butları yavaş yavaş sallanırken, o kendini bırakmış şekilde dizlerinin üzerine çöküyordu. Sertçe dayadığı yarakla hem dudaklarını hem de amcığını yalayarak içine almaya başladı. Katt’ın ıslaklığı avuçlarını kaydırdıkça artıyor, içten gelen fısıltılar giderek yükseliyordu. O kabarık amcığın içinde kıvrılan yarakla birlikte kadın acayipce inliyordu; sanki sikiş onun ruhunu parçalayıp yeniden yapıyordu.
Katt iyice gevşemişti, köklenen Derrick ise daha da sertleşmişti. Bir elini büyük göğüslerine bastırıp diğer eliyle o yoğun, soğan gibi kokan bikini altını kavrıyor; her itilmede kadının ıslaklığını daha iyi hissediyordu. Kadın erkeğin kalın yaranını derinlemesine içine alırken bedeninde patlama sesleri yükseldi; amcıktan akan sıcak sıvılar yatağa yayılıyor, Katt’ın ısıran nefesi odada yankılanıyordu. Derrick onu daha da sıkıştırıyor, hızını arttırıyordu; öyle gaddarca bir kökleme ki, kadın artık kendinden geçmek üzereydi.
Sonunda en dorukta buluştular; Katt’ın geniş butlarından fışkıran ılık sıçramalar etrafa saçılırken Derrick bütün gücüyle onu inletiyordu. Amcığından yayılan o ağır ve keskin tat damarlara işliyordu. Her ikisi de çıldırmışçasına bağırıyor, birbirlerini parçalamaya devam ediyorlardı. Bu an sadece iş değil hayat demekti; kasıtlı bir istek ve vahşi bir sapkınlıkla karışık saf zevk… Son saniyede Derrick’in yarak başıyla deli gibi vurduğu o amcık ondan kalan son damlayı da hırsla emdi ve ardından ikisi de kan ter içinde yatakta savruldular; tüm sınırlar paramparça olmuştu.