Üstünde dar siyah elbisesiyle Laula, iri göğüslerini sergileyerek odaya hükmediyordu. Gözleri kıvılcımlı, dudakları ısırık dolu, sanki içine ateş düşmüş gibiydi. O anın büyüsü içinde adam daha fazla dayanamadı; elleri hızla göğüslerinin arasına dalıp memelerinin sertleşmiş uçlarını sıkmaya başladı. Laula’nın nefesi kesildi ama yüzündeki o acı tatlı ifade az sonra yaşanacak cehennemin habercisiydi.
İlk dokunuşla başlattıkları oyun, hızla şiddetlenmeye başladı. Adam hafifçe yanağından tutup başını eğdirdi ve devasa meme yumağının arasında sakso yapmaya koyuldu. Dudaklarıyla emdikçe kadının bedeninden derin inlemeler yükseldi; her hareketinde amcığını sıkarak karşılık veriyordu. Kalçaları ritmik dalga gibi sallanıyor, tüyler ürperten bir kahkaha araya sıkışıyordu.
Sonra adam yerini değiştirdi, yere yatırdı Laula’yı. Daracık amcığı tamamen açığa çıktıktan sonra sinsice içine giren sıcak yaraktı bu kez söz sahibi olan. İlk girişi yavaş ve sinir bozucuydu, ama kadının nefes alışverişi hızlandıkça damarlarındaki kan coştu, amcığı iyice gevşedi. Adam güçlü kalçalarla köklemesini derinleştirdikçe Laula’nın “haaam!” diye bağırışı odayı doldurdu. Amcığı içindeki her sikmenin etkisiyle yüce bir zevk fırtınasına tutulmuştu.
Sikiş arttıkça ağızdan çıplak küfürler döküldü: “Seni nasıl sikeyim be folloş!” Laula ise inlemelerini bastırmadan giderek daha vahşi hareketlerle karşılık verdi, beliyle adamın kalçasını kavrayıp onu daha da içine çekmeye zorladı. Yarağı amcığından çıkar çıkmaz soğuk terler döken kadın, bir anda tüm kontrolünü kaybedip yukarı doğru fırladı; kocaman göğüsleri zıplayarak titredi.
Son hamleyi yapan adam tek seferde dibine kadar kökdü; Laula’nın ağzından çıkan çığlık ve ardından gelen orgazm patlaması odada yankılanıyordu. Sanki bütün bedenine elektrik verilmiş gibi kıvranıyor, amcığında kalan şehvetle son defa kendini teslim ediyordu. İşte o an ikisi de sustu; geriye sadece nefes nefese kalmış iki vücudun ateşi kaldı…