Üstü çıplak, kadife teniyle göz kamaştıran Candice Nicole, odanın ortasında sert bakışlarla bekliyordu. Siyah güzelliğinin her kıvrımı, sapıtmak isteyen adama meydan okur gibiydi. Onun o kararlı duruşu, içindeki tutkunun ve vahşi arzunun işaretiydi. Yarağını çıkarıp önüne geçince gözleri parladı; kaçacak yeri yoktu artık.
Adam terli avuçlarıyla Candice’nin ince beleğinden kavrayıp onu geriye doğru çekti, bedenleri birbirine hızla sürtündü. Amcığını yalayıp ıslatmasına izin verdi; dudaklarından çıkan keskin nefesiyle birlikte vücudu titredi. O kara gözlerin içine baktı ve tam o anda bacağını omzuna attı. Amcığını kızgın amcığının içine sokmaya başladığında Candice’nin acımasız iniltileri yükseldi. Her köklemede daha da derine dalıyor, onun en mahremini parçalamaya çalışıyordu.
Yarağı amcığında hissederken çatlaklarını sımsıkı sardığı anda Candice bütün bedenini kasarak karşılık verdi. Sikişin hızı artıyor, her itişinde daha vahşi hayvanlar gibi birbirlerini arıyorlardı. Kalçalarının ritmine ayak uydurmasıyla adamın hareketleri iyice agresifleşti; neredeyse candan koparacak kadar sıkıca bastırıyordu.
“Dayatıyorum sana,” dedi adam sesi gür ve sarsıcıydı, “Beni ister misin sen?” diye sorarken tam gaz devam etti. Candice’nin inlemeleri odanın içinde yankılanıyor, amcığını eline alıp sertçe folloşlamasını engelleyemiyordu. Kadın boynunu geriye atıp teslimiyetle bağırdı: “Kökle beni! İçimde hisset!”
Zirveye ulaşmak üzereyken bedenler daha fazla dayanamadı; adam karnına bastırıp son bir hamlede şiddetle dayadı. Damarlarında kopuyormuşçasına patlayana dek yarak içini doldurduğu an Candice bütün varlığıyla boşaldı; amcığından yayılan sıcaklıkla titredi, acıyla haz arasında sıkıştı kaldı.
Son nefeslerini verirken bile yarağını bırakmadı adam; ikisi de yorgun ama tatmin olmuştu, kirli ve delirmiş halde devrildiler yatağa…