Dakota’nın vücudu heyecanla titriyor, odaya yayılan ağır nefesiyle birlikte her hareketi önceden alınmış bir kararlılıkla şekilleniyor. Madrid’in sıcak havası gibi terli tenleri birbirine yapışıyor, sertlik dudaklarından sızıp amcığını yakarken, onun içinde biriken arzunun patlamasını bekliyor. Yarak eline geçtiği anda parmakların kıvrımıyla amcığına geçmeye başlıyor. Sert ve acımasız bir şekilde sokuyor yarak, istemsiz iniltilerle etrafı dolduruyor. Dakota’yı dizlerinin üstüne çöktürüyor, arkasından belini sımsıkı kavrayarak azgınca dayıyor içine. Amcığının derinliklerine kadar inip çıkıyor adeta kökleyerek; her folloşunda amında öyle bir hırçınlık var ki, sesi çıldırtan derecede çınlıyor odada.
Nefesini boğazında hissettirirken, yarak sıkışan amcığıyla beraber gidip gelirken, hava daralıyor; içindeki ıslaklığın yanına baskıyla yayılan ağrı karışıyor ama o bütün bunları deli gibi istiyor. Elinin tersiyle karnını itiyor hızlandıkça hızlanıyor sikisi, sessiz kalmak mümkün değil artık; dakta inleyen nida yankılanırken aniden daha da sertleşen ritimle köklüyor onu dibine kadar. Diğer eliyle göğüslerini kavrıyor, sert meme uçlarını acıtacak kadar sıkarak dayanılmaz zevkin doruğuna çekiyor kadını.
Son hamlede yarak iyice sertleşmiş haldeyken dilini dudağına götürüp hızlıca yalamaya başlıyor amcığını; bu kadar hırçın ve vahşi olur mu diye düşünürcesine… Son damlaları bırakmadan önce uzun uzun içine boşalıyor; dakikalarca süren eğlencesi sonrası bedeninin her köşesine yayılan sıcak boşalma her yanı sarmışken Dakota derin nefesler alıp kendinden geçmiş halde kalıyor. Bu sert kökleme seansı onun sınırlarını zorlarken aynı zamanda korkusuzca hazda erimesinin resmi oluyor; hiçbiri geri dönmek istemiyor artık bu azgın ormanın dibinden…