Diamond Monroe, iri ve kabarık kalçalarını tüm cazibesiyle sergileyerek sahneye çıktı. Siyah teni, parlaklığını kaybetmemiş doğal göğüsleriyle beraber tam bir afrodizyak gibiydi. O büyük bumbumun her hareketi, sert bir köklemenin habercisiydi; Diamond bunu biliyordu ve her adımında izleyenleri daha da çıldırtıyordu. Sert bakışlarıyla direkt olarak adamın yarak gibi kabaran arzusunu görüyordu; o anda o kocaman amcığı dibine kadar doldurmayı kafasına koymuştu.
Yavaş yavaş kıvrak bedenini salladı, topuklarının üstünde kalkarak o meşhur poposunu hafifçe dışarı fırlattı. Adamın eli hemen oraya gitti; parmaklar o yumuşak, tombul amcıkları sıkmaya başladı, diken diken eden bir elektrik yayıldı aralarına. Diamond avuç dolusu sıvısını hafif hafif akıtırken adamın azgın dili amcığını yalayıp emmeye koyuldu. Her sakso darbesinde kadının ısıran nefesi duyuluyordu ortamda.
Birden adam kendini tutamadı, Diamond’ın geniş kalçasını iki yana açıp dibine korkusuzca dayandı. İçeriye dolan hançer gibi sert yarak, her itişte kadının içini titretiyor; “Daha hızlı!” diye haykırıyorlardı birlikte. Amcık kasları aniden sıkıldı ve bu sert köklemeyi içine çekip çıkarmaya başladılar bir ritim tutturdular ki ortam yanıyordu. Diamond’ın yüzüne yayılan o uğultulu inilti sesleri hiç sustu mu? Hayır! Kadının ıslaklığı elinin üstünden kayarken adam heyecanla onu asfalta saplayıp orada hem kendini hem de onu yere çarpıyordu.
Son hamlede ikisi de çılgınca boşaldılar; adamın yarak suları amcığın en derinine gömüldü, Diamond’ysa yüksek bir inleme ile tüm şiddeti bedeninde hissetti. Geniş kalçasıyla son kez sertçe vurdu adamın üzerine ve birlikte şu anda tamamen yok oldular, bu yasadışı sikişin sonunda can yakan ferahlıkla…