Erin, yıllardır gizliden gizliye hayranlık beslediği adamın karşısında dururken içinde yükselen o karanlık arzu kıvılcımı alev aldı. Genç ve masum yüzünün ardında sakladığı vahşi istekler, şimdi birer birer dışa vuruyordu. Erkek, ona uzun zamandır baktığı gibi bakıyor; gözleri sanki kemiklerine işliyor, her kıvrımını ezberlemiş gibi dokunmayı bekliyordu. Erin’in titreyen elleri yüzünde geziniyor, dudakları hafif aralanmıştı; içerideki o deli sıcaklığı hissetmek için can atıyordu.
Adam, yavaşça Erin’in boynuna ellerini dolarken nefesinin sıcaklığını ensesine üfledi. Dudaklarında beliren sinsi gülümseme, onun biraz daha azgınlaşmasına sebep oldu. Birden sağ elini Erin’in beline kadar sürüklüyor, parmak uçlarıyla amcığını nazikçe ama sertçe okşuyordu. O an Erin’in kalbinde bir şeyler yerinden oynadı; içindeki genç kız az önce kaybolmuştu bile. Yarağını köklemeye başladığında onun hafif ısırıklarıyla amcığı kabarıyordu. Her hareketinde neredeyse çıldıracak gibiydi.
Erin diz çöküp adamın kocaman yarak kemiğine dilini değdirince evde yankılanan ahlar birbirine karıştı. Saksoyu yalarken çıkan sesler başka bir seviyeye taşıdı ikisini. Adam onu tamamen kontrolü altına aldı; göğüslerini sıkıyor, saçlarından tutup başını sertçe yukarı kaldırıyordu ki daha derin soksun içine. Erin baştan ayağa zevkle titrerken içinde patlamaya hazır volkan gibiydi. Sonra yatana geçtiler; adamın yarağı yumuşacık amcığının üstüne indiğinde her şeyi unuttu ona kendini kaptırdı.
Adam sertçe dayamaya başladı içeriye, her kükremesiyle Erin’in küçük vücudu yere çarpıyordu adeta. İki beden birleşmişti ve bu ateşin altında kimse farkına varmadan parçalanmaya başlamıştı ruhları. Kadının yüzündeki acı-azgın ifadeler arasında duyulan tek şey hızlı nefes alışları ve boğuk iniltilerdi. En sonunda dayanamadılar; adamın sesi boğulduğu yerde kustuğu hazla birlikte son kez kökleyip vücudu boşalttı tamamıyla onu paramparça edercesine.
Odayı saran büyük hırıltılar içinde Erin tamamen teslim olmuştu artık…