Tiffany için sakin ve tatlı geçeceği sanılan hafta sonu, tam bir fiyaskoyla başladı. Sevgilisiyle kahvaltı masasında otururken, adamın babasının arabasının garajda olduğunu gördü. Bu detay, genç kızı öfkeye boğdu çünkü sevgilisi o an anahtarı kaptığı gibi kapıdan fırlayıp gitmişti. Evde yapayalnız kalmak Tiffany’nin içinde yanan arzuyu körükledi; hem öfkeyle hem de tatminsizlikle dolup taştı. Dayanamadı, daha tecrübeli birinin pençesine düşmek istedi. Sevgilisinin babası tam da o anda gözünün önündeydi; yaşını ve tecrübelerini hissettiren o adam.
Koltukta açtı bacaklarını, ağzını sürmeliğe hazırladı. Ağzına alırken diliyle sevişirken, sert ve kararlı hareketleriyle kadının boğazına kadar inen yarakla oynadı. Tiffany nefesini tutmuş, her hareketi yalarken içinde büyüyen ateşi hissediyordu. Sonra birden sırt üstü yatırdı onu divana, elleriyle amcığına dokunurken teninde titremeler başladı. Yavaş yavaş amcığını içine çekmeye başladıktan sonra sinirli sinirli kıçını yüzüne doğru itti; dilini daldırdı pislik gibi sarkmış deliğine.
Babası yumruk gibi sertleşen siyahtan yarakla arka kapıyı aralamaya başladığında kadın kendini kaybetti bile. Her girişi daha derindi, daha acımasızdı; kalçasını kavrayıp azgınca tekme attı amcığın girişine. Kadının içi yanıyor, burnundan soluyordu hazzını; sesleri doluyordu odaya—”Daha hızlı… Yoksa patlarım!” diye inliyordu Tiffany.
Arka delik dolmaya başlayınca adamın elindeki güçle boynuna kadar sövdürdü kendini yavaşça köklerken. Kıçından akan ter karışıyordu adamın koyduğu ısıya ve sikişe. O kadar derinden aldı ki kadın aşağı yukarı sarsılıyordu; bedeninden çıkan her inleme güçlüydü adeta bağırıyordu: “Beni bitir lan!”
En sonunda sabrı tükenen adam kadının bütün deliklerine ayar verircesine bombayı patlattı; üzerine boşalıp terlerle birbirine yapıştılar. Tiffany’m orada çılgınca orgazm olurken üstünde babasının akları kaygan şekilde aktı, bedenini istila ettiği her noktadan geliyordu art arda.
Tam bu kritik anda sevgilisi dönüp eve geldiğinde gördüğü manzara karşısında çılgına döndü: Çırılçıplak babasıyla aynı yatakta sevgilisinin üstünde! Gözlerini devirdi ve bağırdı: “Aman baba! Arabayı göreceksin şimdi ne olacak!” Bu tripler ortasında ortam apayrı bir cehenneme dönmüştü; Tiffany aşkla kanatlanmıştı artık ve kimsenin durdurması mümkün değildi!