Evden o şortla çıkmaya kalkınca aletiyle terbiye ediyor

Kapıdan çıkmaya çalışan o folloşun üstü başı darmadağın, suratında utanç ve öfke karışımı bir ifade var. Evden dışarı adımını attırmamak için sert bir tokat iniyor yanağına, “Öyle çıkamazsın!” diyor adam, sesi tok ve emredici. Kadının kıvrak bedeni yerinden sıçrıyor, ama geri çekilmek yok; bu gece onun kuralları geçerli. İçerideki hava aniden iyice ısınıyor, nefesler kötü kokulu heyecanla karışıyor.

Adamın elleri kadının beleğinden sıkıca kavrıyor, parmakları cildi delercesine bastırıyor. “Bu gece seni boynuma asacağım,” diye hırlıyor dişi gürültülerle dolu odada. Kıvrılıp kaçmaya çalışsa da erkek onu hemen yakalıyor, dudakları kavgasız teslim olmuyor; dilini sertçe kadının ağzına tıkıyor, yutanamayan amcığına sahip olmanın tadını çıkarır gibi. Kadın çaresizce içine çeker amının boğazına kadar geçen yarak sürtüşünü, gözleri ışıldarken saplantılı arzuyla doluyor.

Pantolonlar aşağı iniyor sertçe, çıplak ten birbirine değdiğinde elektrik kaçıran dokunuşlar artıyor. Adamla kadın arasında yaşanan bu vahşi savaştan galip çıkan sadece arzu oluyor. Kadının ıslak amcığı adamın kalın yumuşak yarığını cezbederken her kökleme dalgasında haykırışları yükseliyor odanın duvarlarına çarparak yankılanıyor. Sert dayamalarla derinlere inilerek bedeninin en gizli noktaları işgal ediliyor; kıvranmaları zevkin ve acının iç içe geçtiği tatlı bir esaret haline geliyor.

İnleten nefesler arasında adam son darbelerini yapmadan önce “Seni böyle bırakmam” diye fısıldar hırlayarak. Son köklamadan sonra birlikte titreyerek yere çökerler. Kadının yumuşacık vücudunda bıraktığı izler, nefeslerin hızlanıp düzensizleştiği o an hiç bitmeyecekmiş gibi hissedilirken ikisi de kendilerinden geçmiş halde ağır ağır sakinleşirler. Sakinlik içinde kalan tek şey bırakılmış genelevin izlerini taşıyan bedenlerin birbirine kenetlenmesidir; bu gecenin kirli hikayesi şimdi onların karar verdiği tek gerçek olmuştu.

← ÖNCEKİ SONRAKİ →