Genç zenci delikanlıyı ağızda ateşli şekilde kudurtuyorlar

Karanlık odada genç siyahî delikanlı, yaramaz bakışlarıyla karşısındaki folloşa önce dudaklarını, sonra da dilini konuşturuyordu. Amcığını elleriyle sıkarak ıslaklığını artıran o şehvetli genç, adeta kurbanını keşfetmek istercesine sakso yapmaya başlamıştı. Her emişte sesler yükseliyor, nefesler hızlanıyordu. Folloşun amcığı inceden kalına doğru dolarken ağızda bıraktığı ısırıklar ve hafif çekmeler sanki köklemenin habercisiydi.

Birden genç adamın dili aşağıdan yukarıya dans ederken, folloşun yüzündeki ifade değişti; şehvetle karışık bir direnç ve teslimiyet içindeydi. Kahkahalar, inlemeler birbirine karıştı. Yarağını derinlerden yakalayan o cehennem melodi dudaklarda yankılanırken, sanki dış dünyadan kopup sadece bu anın içinde var oluyorlardı. Genç adamın elleri artık sadece amcığını değil, yanındaki bedenini de keşfetmeye başlamıştı; sıkı sıkıya kavradığı kalçalar onu içine çekiyordu.

Daha fazla dayanamayıp folloşu doğrulttu; arkasından kuvvetle girdiği an amının duvarları gerildi, her köklemede inleme daha da arttı. Genç delikanlının gücü ve hırsıyla amcığa yaptığı sert kökleme tam anlamıyla bir fırtına gibiydi. Her itişinde yamulttuğu o sıcak yol, hem acı hem zevk veriyordu. Yarağında hissettiği daralma karşısında azgınca devam ederken, yüzüne saçılan ter damlaları onun ne kadar verdiğini gösteriyordu.

Sonunda ikisi de sınırlarına dayanmıştı; genç adamın yenilmez yorgunluğu içinde deli gibi boşaldığı anla birlikte folloşun da derinlerden gelen çığlığı mekânı doldurdu. O sertliğiyle son kez inleten genç adam, soluk soluğa ama tatmin olmuş şekilde yine üzerindeki bedeni kavrayarak kendini bıraktı. Bu geceye dair kalan tek şey hırslı sırıtışlar ve yanan bedenlerdeki tatlı yorgunluk oldu.

← ÖNCEKİ SONRAKİ →