Güney Afrikalı genç ve taptaze folloş kız, ilk casting’de sahnedeydi. Çekim odasında hem heyecanlı hem çaresiz bakışlarıyla otururken, karşısında iri yarı, beyaz tenli yapımcı duruyordu. O anın verdiği gerilimle nefesi kesiliyor, yumuşak dudakları hafifçe titriyordu. Adam hemen lafı dolandırmadan iş teklifini savurdu; bu kızın boynunu bükmesine yol açtı ama o an içten içe bir şeyler yanıyordu içinde.
Kameralar çekimi başlatır başlamaz, o naif güzellik diz çöktü adamın önüne. Yarak gibi kocaman devlem beyaz kafayı büyük bir iştahla emmeye koyuldu. Dudakları dolaştı etrafta, dili kaydı sertçe altına, amcığını çekiştirmeye başladı. İçeride eriyen o kalın aygıt onun dar ve ıslak amcığını kavradıkça yüzü kıpkırmızı oldu; boğazına kadar aldı saksoyu, inatla içine çekip boğazını sarmaladı. Adamın eli kızın saçlarını sıktı, bağrına bastırdı boynunu ve daha da hızlı sokmaya başladı o iri şeyi.
Kız neredeyse çıldırıyordu; göğüsleri derin soluklar alıp veriyor, amcığı pençeleriyle hissediyordu sertçe köklendiğinde. Her sikişinde amının en dibine dokunuyor adam; vücudu kasılıyor, kaburgaları kalkıyor inleme düşüyordu kızın. Yumuşacık tenine sert dayamalar yapıldı; kalçasını kaldırıyor yerinden sökmeye çalışıyordu adama yetemiyordu bu deli kökleme.
Sonunda adam dayanamadı, kızı yüz üstü yatırdı yere. Amının tacıyla vuruyor içine hızlı hızlı; her dalga şiddetiyle yayıldı vücuduna ateş gibi. Kız çığlık attıktan sonra tüm gücüyle kendini kaptırdı köklemenin ritmine, amından kayan yumuşak tükürükler arasında yüksek sesle inliyordu. O hain büyük beyaz yarak son hamlede kızın içine boşaldı; sıcak sıvısı yayılırken gözleri kapandı ama ruhu hala o vahşi anın içinde kıvrılıyordu.