Ocağın başında dururken derin bir nefes aldı, gerginliği yüzünden okunuyordu. Evdeki o yoğun hava, aralarındaki beklenmedik sınırları yıkmaya başlamıştı. Yavaşça yanına yaklaştı, gözlerindeki kararlılık ve şehvetle elini beline doladı. Hafifçe itiraz eden ama sonunda boyun eğen o folloş kadının dudaklarına sertçe yapıştı; dilini amcığını ısırır gibi emdi, onu kendine bağımlı kılacak şekilde.
İlk dokunuşta sıradan değildi bu; sert bir dayama hazırlığı vardı sanki. Kadının sırtını duvara yasladıktan sonra pantolonunu indirirken biraz çekindi ama içinde sakladığı o yasak arzuyu saklayamadı. Karşısındaki çıplak amcığın görünüşü bile kanını kaynatıyordu. Uzun uzun yaladı oraları, ağzından salyalar saçarak git gide kızdırdı onu.
Sonra elini beline geçirip sıkıca tuttu, aşağıya doğru bastırırken sertçe içine doğru soktu yarakını. İlk başta kadın hafifçe inledi ama hızla alıştı bu acıtıcı ama zevkli kökleme işine. Çenesinden tuttu, karşılıklı bakışırken inleten sesiyle ortamı iyice ısıttı. Her hareketinde dişlerini sıkıyor, amcığa verdiği hazzın dozunu yükseltiyordu.
Sertçe vurdukça amcığın içindeki daralmanın ritmi artıyor, kadın da azgınlaşıp karşılık veriyordu artık. Yüzünü kıvrandırıp arkadan kökledikçe, elleri vücudunun her yerine yayılan titremeleri hissediyordu. Ağzına gelen akıntıyı hızlıca yaladı; sonunda kaskatı olmuş yarak ağzına dolduğunda hırıltılı bir şekilde “Daha sert!” diye bağırdı.
Kökleme işi hızlanmıştı artık, kadının içi yanıyor, acıyla tatlı karışımı bir hisle doluydu bedeninin en mahrem köşesinde. Dudağından kaçan ter damlalarıyla birlikte sertçe inlemeye başladı; adamın yumru gibi kasılmış göbeğine daha da sarıldı ve aldığı her köklük darbeyle adeta varlığını unuttu.
Son hamlede tüm gücünü sıktı üstüne; sıcak sıvısını amcığının derinliklerine boşaltırken kadın küçük bir çığlık attı ve ardından nemli dudaklarını açarak ağzına dolan o beyazlığı yutkundu büyük bir hazla. O an evde kırmızı ışıklar yanmış gibiydi; tüm tabular paramparça olmuştu ve ikisi de sapıtacak kadar doyumsuzdu.