Katarina Muti ile Jemma Valentine, aynı adamın teslimiyetine kurban gitmiş iki sarışın bombaydı. Adamın sert, kabaran yaraklığı karşısında ikisi de adeta parçalara ayrılıyordu. Katarina’nın kıvrak bedeni, Jemma’nın yumuşak, ama coşkulu amcığıyla birleşirken odanın havası hızla ağırlaşıyor, sapık bir heyecan dalgası her yanı sarıyordu. Erkek, önce Katarina’yla kafa kafaya verip onun amını yarıyor; acımasızca dayıyor, her köklemesinde yavaşça dudaklarına yanaşıp kadınların nefesini kesiyordu.
Sonra sıra Jemma’ya gelince işler iyice kızıştı. Onun küçük ama deli gibi ısıran saksoğunu ağzına alıp şehvetle emiyordu adam. Jemma da bunu kendi lehine çevirip adamın çıkarını dilediğince oynatıyordu. Katarina ise bu sefer kendini geri çekmedi; art arda gelen sert dayamalarla hem amcığını hem de kalçasını sarsarak adamın sertliğiyle bütünleşti. Her kökleyişte içten gelen iniltiler yükseliyor, odadaki gerginlik çıldırmış bir seviyeye ulaşıyordu.
Ama asıl sınır, o iğrenç ama zevkli an geldiğinde çizildi: adam önce Katarina’nın arka kapısından fırlattığı köpüklü boşalma ile doldu; sonra Jemma’nın diline ve yüzüne sıçrayan sıvıyla beraber delicesine paylaşıldı o pis orgazm. İki kadının ağzından akan sakso pisliği birbirine bulaşırken her biri öncekinden daha pervasızca siktiklerini gösterdi. Sonunda adam kendi akıntısını onların yüzünde bırakırken, Katarina ve Jemma o müstehcen anlarda birbirlerinin vajinasına ellerini atıp boşalmış spermle kaplı bedenlerine zevk içinde dalıyordu.
Tüm o iğrençlik, yumurtalıkları patlatacak kadar yoğun bir haz ve acı karışımıydı. Yüzlerinde kalan sperm tabakasıyla aptalca birbirlerine bakarken bile içlerindeki sapıklık büyüyordu; bu üçlü de en aşağılık arzularına teslim olmuştu artık. Baştan ayağa kirlenmiş bedenleriyle yerlerde yuvarlanıp tek adamın yaraklığında sapıkça tekrarlanan şehvet dansını sürdürüyorlardı.