Güneşin kavurduğu havuz kenarında, Isis Love’un olgun vücudu parıldıyordu. Genç folloş öğrenci, o kocaman gözleriyle ona doğru bakarken içindeki şehvet kabarıyordu. Isis’in kalın yaraklarını görür görmez, ağzını sulandırmıştı. O an, suskunluğunu kırıp ağır ağır yaklaştı ona; amcığını ısırarak dokunmaya başladı. Isis ise yaşlanmasına rağmen hâlâ o sertliği ve iştahı taşıyordu, genç kızın şehvetini besliyordu.
Isis’in güçlü elleriyla saçlarından tuttuğu folloşun başını aşağı çekip, sülük gibi yavaşça amcığını emmeye koyulması ortamı iyice kızıştırdı. Ağzında büyüyen o kalın yarak, her hareketinde gıcırdıyor; genç folloşun yüzü emdikçe kıpkırmızı kesiliyordu. Isis onu yerden yere vuruyor, bir yandan da havuzun nemli serinliği arasında koca göğüslerini ritmik olarak sallıyordu. Delicesine tahrik olmuşlardı ikisi de.
Genç kızın elleriyle Isis’in kıvrımlı bedenini keşfetmesi, gözlerindeki açlığı daha da artırıyordu. Ardından sertçe çevirdi onu, amcığını daldırmak için hazırlandı. Amcık ıslaktı; işte o andan itibaren tam gaz kökleme başladı Isis. Folloşun sesleri havuza karışıyor; “Ah anne! Daha hızlı!” diye inliyordu genç kadın. Isis de dayanamadı artık; penisini derinlere saplayıp amcığı patlatırken öfkeyle sikiyordu. Her vajina kasılması ve ızdırap çığlığı ikisini daha da çıldırtıyordu.
Havuzun kenarında çıplak bedenlerin şehvet dolu savaşında sonunda zirveye ulaştılar. Isis’in amından fışkıran sıcak sıvılar genç kadının vücuduna yapışırken, o deli gibi inleyerek içine boşalmanın tadını çıkarıyordu. Yουνceğin nefesi kesildi ama arzusu devam ediyordu; çünkü böyle bir dayamanın ardından ertesi gün başka maceralara hazırdılar…