Karısını acımasızca dövüp kıçını mosmor edene kadar pataklıyor

Kadının kalçasını sertçe okşayarak başlayan oyun, giderek acı ve zevk arasında keskin bir çizgiye dönüşüyordu. Hippo adındaki adam, orantısız gücüyle kadının amcığını dayak sopası gibi kullanıyor, her tokatla o incecik tenin üstünde kırmızı izler bırakıyordu. Flamingo gibi zarif görünen kadın, ama altında saklı olan vahşetle terlemeye başlamıştı. Amcığını sıkarak ıslıklar çıkartıyor, “Daha sert!” diye yalvarırken sanki içinde patlayacak bir volkan gibiydi. Hippo’nun elindeki kemerle yaptığı her vuruşta kadın inlemeleriyle birlikte yerden göğe kadar titriyor, dayanılmaz bir acıyla zevki birbirine karıştırıyordu.

Kemerin her darbesi kadının sırtında çarpma sesi çıkarıyor, kasları geriliyor ve nefesi hızlanıyordu. Hippo erkekçe dayayıp sertçe saksoyu içine sokuyor, kadın amcığını genişletirken inlemeye devam ediyordu; bu cehennem azabı onda iğrenç bir tatmin yaratmıştı. Flamingo ise dizlerinin üzerine yığılarak yarakla oynuyordu, kendi kendini folloşlayarak acıdan aldığı hazzı dışa vuruyordu. Hippo’nun elleri aralıksız kadının vücudunda gezindi; sırtından kalçasına şiddetli bir şekilde dayadıktan sonra aniden boynunu kavrayıp kaba saba öptü.

Sikiş gittikçe hızlanıyor, derinleşiyor, kadın çırılçıplak vücuduyla adamın yaragını minnetle emiyor, dudaklarıyla oyuncak gibi kullanıyordu onu. Kadının amcığı sıkışmış haldeyken Hippo’nun sert köklemesi ikisini de delirtiyordu. Sessizliği sadece kadının iniltisi bozuyor, her saniye acı ve haz karışımında daha çok çözüldüklerini gösteriyordu. Finalde tüm öfkesini ve arzunu kusarcasına kadının amcığını doldurup kaburgalarına kadar batırdı; kadın oldukça yorgun ama ruhu sersemdi. O korkunç dayaktan kalan yanık ten kokusuyla ikisi de burada bitmiş ama hem bedenleri hem akıllarıyla yeni işaretler bırakmıştı; acıyla sarmalanan bu sapkın geceyi unutmayacaklardı hiç!

← ÖNCEKİ SONRAKİ →