Üzerimdeki giysilerini tek tek çıkarırken gözlerimle, yüzündeki o doyumsuz arzu ve hınzırlığı okuyordum. Yumuşacık amcığını parmaklarımla keşfe çıkardığımda, alt dudaklarının arasındaki ıslaklığı anında hissettim; saniyeler içinde avuç dolusu sıvısına bulanmıştı. İncitmeden, ağır ağır sakso yaptığım sırada amının sıcaklığı penisimle buluştuğunda, nefesi hızlandı. Dilimi yavaşça dolaştırıp, dil vadisinde kıvrılan lezzetini sürdüm. Gözlerini kapatıp beni içten çağırdığı anda, burada işin ciddiye bindiğini anlamıştım.
Yatakta yan yana yatarken amcığını önce parmaklayıp sonra dillerimizle kaşıyor, birbirimize sesli iniltilerle adeta meydan okuyorduk. O kadar yağız ve deli bir arzuyla sarkıtıyordu ki beni, dayanamadım; sert dayadım amını içine. İlk birkaç hareket tanrısal bir patlama gibiydi; içeride eriyen yanardağ misali tutuşuyordum. Amının içi kasılıyor, her hareketimde daha da sıkılaşıyor; ben de onu kökleme sanatında zirveye taşıyordum. Savaş alanından kalma bir savaşçı gibi göğsümü yumruklarken onun kızgın bakışlarına karşı koyamıyordum.
Ellerim omuzlarından tutup başımı kavradı, kafamı yukarı çekip ağzına girdiğim yarak ucunu derinlere çekerken kendini kaybediyordu. İkimizin nefesi birbirine karışmıştı artık; seslerimiz yankılanıyor duvarlarda vurmalı davul gibi çarpıyordu kalbime. Amcığını alttan tutup itinayla ilerletirken vücudu titriyor, bedenindeki her kasılma benim penisimde bir zevk dalgası yaratıyordu. Nefret ve şehvet aynı hengamede birleşmişti gözlerimizde.
Son dakika geldiğinde o son büyük dalgayı yakalamak için tüm gücümü verip sapladım yarakımı daha derinlere; bağırarak inlediği an amcığının içinde boşaldım üst üste titreşerek. İçimde bıraktığım sıcak yüküyle beraber acayip bir rahatlama yaşadık ikimiz de; bedenimden akan ter damlaları yatağa yapışıyordu ama tüm dünya sustu sadece bizim çılgınlığımız kaldı orada…