O ince bele, dolgun kalçaya sahip folloş kız, azgın bakışlarıyla adamın karşısına dikildi. “Keşke böyle senin yarak üstünde kalçamı sallasam,” dedi alçak ve kışkırtıcı bir sesle, dudaklarının arasından köpüren ateşi saklamadan. Adamın gözleri hemen büyüdü, sertleşen amını fark ederek elini beline hızla sardı. Oynaşmaya başladılar; kızın tatlı amcığını parmakları arasına alırken adam da sert gövdasını ona gösteriyordu.
Odalarda yankılanan nefesler arasında yavaş yavaş aralarındaki gerilim yükseldi. Kız beliyle ritme uydu, kalçasını adamın kaba yarak ucuna sıkı sıkıya bastırdı. Az önce hayalini kurduğu o an gelmişti: Kalçasını yukarı aşağı sallıyor, sıcak amcığıyla adamın iri kökü arasında kayıyordu. Sert penis delip geçerken amcığın her kıvrımında kız acıyla karışık zevkin doruklarına ulaşıyordu.
Adam elini kızın ince bele indirip sıktı, dilini çıkardı ve kuyruk sokumunun üzerine bastırarak onu daha hızlı hareket etmeye zorladı. Her hamlede içten içe inlemesi, adamın deli gibi içine girmesine neden oldu. “Dayanma şimdi,” dedi ufak bir alayla, “Daha yeni başlıyoruz.” Kız ise bütün benliğiyle içine akarken kendinden geçti. Sanki bütün dünya bu sertliğin içinde eriyordu.
Sonra adam iyice çömeldi; elleri kızın basenlerinden tutup kendi sertliğine zorluyordu onu. Kalça kasları kasılarak her düşüşte daha derinden batıyor; birlikte o anlık çılgınlığı yaşıyorlardı. Yarağının soğuk teriyle ıslanmış vücudu kıpır kıpırdı, her dayanmada içindeki haz biraz daha katlanıyordu.
Sonunda ikisi de zirveye ulaştılar; kızın amcığı tütün gibi titrerken adam bol bol sıçrattı sıktığı kalçalara. O an hırs ve istekle dolu yoğun orgazm birbirine karıştı; sert köklemenin izleri bedenlerinde uzun süre kaldıktan sonra soluk soluğa yere yığıldılar. Tutkulu bir geceye böylece damga vurmuş oldular; kimse unutamayacaktı o yıkıcı kökleme anlarını…