Jazmin, kuzenlerinin elinde tam bir av hayvanı gibi çözüldü. Her tarafı sırılsıklam olmuş, amcığına ve vajinasına sokulan dillerin ateşiyle titriyordu. Kuzenlerden biri ağzını onun amcığının içine gömdü, diliyle o içten ıslaklığı didik didik ederek Jazmin’i delirtti. Kütür kütür çıkan sesler ortamı doldururken, diğer kuzen de elini hızla oradan oraya kaydırıp saksoyu kavramıştı bile. Jazmin’in yüzündeki masumiyetin yanında yanan hazzın karışımı, kahkahalar ve ahlar arasında patlıyordu.
Bir yandan yere yayılmış halde amcığını bırakmayan dil, diğer yandan ise kaba kuvvetle tutulmuş sakso sertleşiyordu. Kuzenlerden biri tepesine oturduğunda, tombul kalçasını sarkıtıp elleriyle belinden tuttuğu anda içindeki arzu patlamaya başladı. Yarağını sapına kadar soktuğu an Jazmin’in sesi boğuldu; “Aman dayanamıyorum!” diye inledi. Göbek deliğine kadar giren o kalın kök her hareketinde amını delercesine itinayla ileri geri oynatılıyordu.
Telaşlı nefesler arasında tekmelemeye başladı bile o kızgın kuzen. Jazmin’in kıç deliği gergindi ama içine doldurma arzusu gelip çatmıştı şimdi tam da… İki parmağıyla yanağındaki tüyleri ayırdıktan sonra birdenbire sertçe dayadı sorağı kıçına. “Sıkı tut kendini!” dedi kahkahalarıyla birlikte. Sanki her seferinde biraz daha derine sokup acı ve zevkin arasındaki ince çizgiyi zorladı. Jazmin artık bunu kabul etmiş gibiydi; bedeninin her zerresi sikişe açık hale gelmişti.
Sonra diğer kuzeni devreye girip onu sırt üstü çevirdi, tırnakları bedeninde iz bırakırken aynı anda kalın yarak saplandı o ıslak deliğe tekrar tekrar. Jazmin inlemeleri boğarak yerlere yayıldığı anlarda iki katlı bir köklemenin dibine vuruyorlardı. Ağızlarından kaçan küfürler, çatlak seslerle birbirine karışıyordu; bu kafası kopacak kadar dayanılmaz zevk demekti. Sonunda Jazmin bütün gücüyle titreyip boşaldığında, o lanet olası sert kökler son hamlede iyice derinleşip onun bağırsaklarını parçaladı resmen… Kimsenin hasret kaldığı böylesi acıklı ama bi’ o kadar da şehvetli sikmeden daha dişlisi yoktu!