Latina terapist, kıvrımlı hatları ve dolgun poposuyla odaya adeta hakim olmuştu. Brunet saçları omuzlarından dökülürken, gözleri hastasının üstünde keskin bir açlıkla parlıyordu. Duncan Saint’in içinde kıpırdanan heyecanı, kadının sert bakışlarıyla birleşince ortam iyice gerildi. Terapi seansının soğuk havası, aniden yerini yoğun ve kirli bir arzuya bıraktı.
Kadının büyük göğüsleri hafifçe titrerken, yaramazca sarkmış iplik askılarından göğüs uçları kendini belli ediyordu. Duncan’ın elleri istemsizce kadının belinden aşağı inip, kıvrımlarını kavradığında, aralarındaki elektrik daha da yükseldi. Terapistin dudakları yavaşça hastanın boynuna indi; derin bir nefes çekerek amcığını yalaya yalaya içine almaya başladı. Ağzı o kadar genişti ki, adamın kalın yarak tamamen boğazına girdiğinde ‘guh’ diye boğuk sesler çıkıyordu.
Hastanın eli terapisistin saçlarına sıkıca dolandı; parmaklar hırçınca akıntılı uzun saçların arasında geziniyordu. Kadın dilini sallayıp yarak başını şehvetle ovalamaya devam ederken, artık dayanılmaz olan istek ikisini de çılgına çevirmişti. Yorulmadan ilmek ilmek yarak içine girip çıkarıyor, arada sertçe gagalıyarak adamı delirtiyordu.
Bir anda terapi masası devrildi; Duncan kadını üzerine yatırıp kalçasındaki yuvarlaklıkla gövdesini sıktı. Kadın dizlerini açarken amcığını kayganlaştıran ıslaklığıyla adamın iri koklasını hemen içine hapsetti. Derin kökleme başladı; her dalmada kadın acı ve zevkin sınırlarında çığlıklar atıyor, amcığını deli gibi siliyor, kendi amcığını da fark etmeden kaşıyordu.
Yaraktan çıkan sesler odada yankılanırken kadın inleme ve zırlama arasında hızını artırdı. Sert dayamalarla amcıklarını şişirip ağzına kadar doldururken oradan gelen tık tık sesleriyle afallamıştı adam. En sonunda tüm gücüyle vurup içindeki köpüğünü dışarı püskürttü; kadın ise ağzında salyangoz gibi köpüklü emişlerle tatmin olmuş bir şekilde bakıyordu. İkisi de nefes nefese kalmıştı; terapi asansörünün tam dibinde yaşanan bu sapkınca sikişin sonunda her şey patlamıştı artık!