Meksikalı çıtır Raylene’i Derrick koca sikle köküne kadar sikişiyor

Raylene, latin ateşiyle yanıp tutuşan muhteşem bir güzellikti; koyu teni, kıvrımlı bedeni ve baştan çıkartan bakışlarıyla Derrick Pierce’in aklını başından alıyordu. Odamızda yükselen hava, ağır nefeslerin ve çıplak tenlerin birbirine sürtünmesiyle şiddetlenecekti. Derrick, Raylene’in bele kadar inen siyah saçlarını kavrayıp sertçe çekerek onu diz çöktürdü. Gözlerine baktığında aralarındaki elektrik hissediliyordu; bu sadece basit bir sikiş değil, yakan, yakalayan bir savaş gibiydi.

Raylene’nin dudakları hafifçe aralanmış, yalancı sakinlik içinde bekliyordu sert dayamayı. Derrick az önce omzuna indirdiği sert tokatla latin kızının amcığını çatlatacak gücü gösterdi. Raylene titreyerek karşılık verdi; diliyle yaladığı amcığına aldığı her köklemeyle sarsılıyordu. Dudaklarını iyice açtı, salyası akarken saksoyu emip çekiştirmeye başladı; adamın çıplak yarak sapı ağzında büyüdükçe büyüyordu.

Sonra Derrick dayanamadı, hızlıca kalçalarını kavrayıp Raylene’i sırtüstü yatırdı. Latin kızının bacaklarını açması için bastırırken altına iyice yerleşti. Raylene’nin amcığında ilk girme anı yankılanıyordu odada; gıcırdayan zeminin sesi bile sanki onun inlemeleriyle yarışıyordu. Sert ve acımasızca ileri geri koştururken, Raylene’nin suratında hem acı hem zevk vardı; gözleri doluyor ama isteğinden vazgeçmiyordu.

Her dayamada Raylene’in kıvrımları titriyordu, iç çamaşırı çoktan yıkılmıştı ve tüm o sıcaklık vücudunu sardı. Derrick güçsüz bırakıyordu onu, ama kız inatçıydı; dudakları kıpkırmızı olmuştu ve keskin nefesiyle “Daha sert vur!” diye bağırıyordu. Adam da bunu fırsat bilip son hızla köklemeye devam etti; kalça kasları kasıldı, yarak derinlere indikçe Raylene’m amcığı daha çok ıslandı.

Artık doruk noktasına vardılar; Derrick yumruk gibi vurduğu her saniyede Raylene bağıra çağıra orgazma doğru uçuyordu. Sonunda adamın spermi son damlasına kadar kulaklarında patladı; ısındırdığı vücuduna boşaldı ve yavaşça amcığından çıktı. Kız bitap düşmüş bir halde yerde yatarken bile gözlerindeki o vahşi ateş sönmüyordu. Böyle bir fırlama kolay kolay unutulmazdı; güneş doğana dek bu kazık oyunu sürerdi onların arasında…

← ÖNCEKİ SONRAKİ →