Mexikalı Raylene, koyu kahverengi saçları ve o ateşli bakışlarıyla ortama bomba gibi düştü. Latince ateşi üstünde taşıyan bu kızın vücudunda öyle bir enerji vardı ki, daha ilk anda bütün dikkatleri üzerine çekti. Derrick Pierce’ın iri yarı, sert yargacı eline aldığı an, Raylene’nin dudakları hemen harekete geçti; sakso yaparken ağzını boş bırakmadı, yarak sarsıntısına uyum sağlayan o nemli dilini her köşesine değdiriyordu. Ağzının içinde kocaman sikişi hissedip hızını arttırdıkça, Raylene’nin nefesi kesiliyor, boğazından çıkan o kararlı inlemeler ortamı iyice kıvama getirdi.
Birden Derrick beliyle sıkıştırdı onu, arkasında dururken Raylene’nin amcığını elleriyle buldu; ıslaklıkla parıldayan o deliği şehvetle süzdü. Yavaş yavaş yere yatırıp bacaklarını açtırdıktan sonra, devasa yarak ucunu amcığın içine soktuğunda kızı neredeyse delirtti. İlk girme anındaki o acıyla birlikte dayanılmaz bir haz arasında gidip geliyordu Raylene. Gözlerini yumdu, her itişte bedeninin derinliklerine kadar inen sert köklemenin etkisiyle bedeni titremeye başladı. Derrick hiç yavaşlamıyordu, tam tersine azgınca dayamaya devam ediyor; içerideki amcığı delicesine genişletip her santimini hissettiriyordu.
Raylene’nin göğüsleri kabarıyor, elleri çığlık atarcasına cama vuruyordu; boynuna kadar yükselen orgazm dalgasıyla kendini bıraktığında sanki bütün dünya yanıyordu. O son dakikada Derrick’in eli kalçasını sıkarak içini boşaltmasıyla beraber zemin adeta sarsıldı. İkilinin arasındaki sıcaklık ve çıplaklık maksimum noktadaydı; Raylene’nin suratındaki kirli gülümseme her şeyi anlatıyordu: Bu cehennem gibi köklemeden başka hiçbir şey yoktu hayatında artık!