Meksikalı tombik hatunlar dört ayak üstü sapı sıraya diziyor

Meksika’nın sıcak havasında, tombul BBW kızlar dört ayak üstüne çökmüş, kalçalarını kocaman adamın önüne seriyorlardı. Etleri sallanıyor, kalçalarının yuvarlaklığı her hareketinde daha da belirginleşiyordu. Adamın iri yası gidip geliyordu o nefis kıvrımlara; her dalışında amcıklarını parçalayan bir hırs, her çıkışında derinlerden gelen vahşi bir hırçınlık vardı. Kadınların nefesi hızlanmış, dudakları ıslandıkça ıslanmaya devam ediyordu. Sırtlarındaki ter damlaları ışıldıyor, bedenlerin her köşesinde zevk çığlıkları yankılanıyordu.

Adam durmuyordu, sapına kadar girmişti en dolgunamcığına. Kalçaların sımsıkı sıkıştırdığı gövdesiyle ritmini bozmazken, kızların bedenleri de ona karşı direnmek yerine teslim oluyordu. Ağır ağır bastırıyor, kemiklerine vururcasına kökleyerek incitmeye meyilli adımını hiç geri atmıyordu. Her dayayışında amcıklar daha çok şişiyor, içindeki çağlayan azgınlık patlamaya hazır volkan gibi köpürüyordu. Kızların amları onu ısırmak istercesine büzülüyor ama o onları yavaş yavaş parçalayacak gibi sert davranıyordu.

Biri arkasından seslendiğinde bile kopmuyordu konsantrasyonundan; sanki vücudun her zerresi ona aitmişçesine hükmünü sürdürüyordu bu sikinin. Parmak uçlarının bastığı kalçalardan itibaren tüm bedenler yanıp tutuşuyor; sikişe dair en küçük kıpırdanma bile karanlık arzulara doğru ateşleniyordu. Alkol kadar sarhoş eden bu anlarda sesler eski bir orman orkestrası gibi yükselip alçalıyor; herkesin içindeki hayvani öz açığa çıkıyordu.

Küvvetini sonuna kadar kullandığında kızlardan biri sessizce titremeye başladı; küt göbekten çekilen nefesler hızlanmıştı artık ve adam da bilinçsizce kendi dişlerini sıkarken son darbeyi vurduğunda içerideki sıvısını fırlattı dışarıya doğru. Amcıklar gevşedi, kalçalar hafifçe oynadı ve o an herkes içinde taşıdığı utancı bir kenara bırakıp çıplak dürüstlüğüyle kendini bıraktı o vahşi boşalmaya. Öfkeli ama mahcup bir zaferdi bu; adam gitgide çekilirken geriye kalan tek şey terli bedenlerin üzerindeki heyecanın soğumayan izleriydi.

← ÖNCEKİ SONRAKİ →