Üstünde dar siyah elbisesiyle odanın köşesinde dikilen Tequila, sırılsıklam terleyen iki adamın gözleri arasında kendini bir av gibi hissetti. Koyu bakışlarını üstünden eksik etmeyen o iri yarı koca yaramazlar, sıcak nefeslerini ensesine kadar dayarken, onun içindeki şeytan kıpırdanmaya başladı. Önce elleriyle sıkıca kalçalarını kavrayıp eteğini yukarı doğru çektiler; o an derin bir nefes aldı, içerideki ateş harlandı.
Bir adam arkasından yaslanarak kırmızı dudaklarını boynuna bastırdı, orayı ısırırken bedeninde elektrik akımları gezdi; diğeriyse önüne geçip kirli dillerini amcığına soktuğunda tam anlamıyla çöktü. Islak sakso şovuyla dikkat çeken folloşları tahrik etmişti; iki deli gibi sırasıyla tekme tokat amını açtılar. Tequila’nın ıslaklığından kayan parmakların kayışı bozuldu, keskin nefesler havada asılı kaldı.
Sonra o devasa yaraklardan biri hızla giriş yaptı; sertçe içine gömülürken acı tatlı karışımı bir inleme yükseldi. Diğerinin attığı ritimle dans eder gibi kıvrandı; her köklemede bedeninden bir parça daha çıldırdı. Yarağının diplerine varan dalgalar halinde titreyişler yükselince, öteki adam sabırsızca yamuk yamuk dayanıp onun gürültülü amcığını da içine aldığında artık direnişi kalmamıştı. İki koca yaramazın arasında kalan amcık lokuma dönüşüyordu.
Tequila’nın sesleri iyice hırçınlaşmış, dilinin ucuyla ısırdığı alt dudağı kanatıyordu ama bu dayanılmaz sikişten alacağı zevke engel olmuyordu. Sertliği artan hareketlerle birlikte artık duvara yaslanıp iki yana bacaklarını açtı, rahat ve çaresiz haldeyken üstündeki yüklenişler kat be kat çoğalıyordu. Arkadaki kütlesi gırtlaktan bağrına iniyor, öndeki uçarı yarağın başlarıyla amını yardıkça yardı.
Tam doruğa doğru kalçaları sarkarken nihayet öfkeyle içine boşaldılar ikisi de; sıcak sıvılar amcığından aşağı süzülürken, yorgun bedeni ağır ağır kendine geliyordu. Tequila’nın gözlerinde hem haz hem de esaret vardı artık—iki koca yaranın esiri olmuştu tamamıyla. Ağır soluklar içinde yerde uzanırken bu karanlık gecenin ham ve kirli anısı derinlerde kazılı kaldı.