Mutfaktaki loş ışıklar altında Khloe Kapri, teni tere bulandığı halde gözleri parıldıyordu; karanlık cildine kontrast oluşturan beyaz atletiyse neredeyse yapışmıştı üstüne. Diğer kadın, zenci güzeli, kıvrımlı hatlarıyla masanın kenarına yaslanmış, ağız dolusu küfürler savurarak Khloe’nin kalçasını kavramıştı sertçe. Ellerinin arkasındaki sertlik, ikisinin arasındaki gerilimi doruğa taşıyordu; nefesler hızlanmış, yutkunmalar boğuklaşmıştı. İlk dokunuştan sonra sikişin ateşi alev aldı; tırnaklar Khloe’nin bele geçerken acı ve zevk iç içe geçmişti. Amcık ıslaklığı ve tenlerin sıcaklığı mutfağın buz gibi serinliğiyle çatışıyor, her hareket sanki orada geçen zamana meydan okuyordu.
Zenci folloşun dili Khloe’nin amcığını keşfe çıkmış, diken diken eden o ağır nefesiyle onu delirtiyordu. Khloe pençelerini kadının sırtında hissederken bedenini iyice ona teslim etmişti; köklediği her an daha derinden inlemeye başlıyordu kadın. İki tenin sürtünmesiyle çıkan sesler mutfağın duvarlarında yankılanıyor; birbiriyle yarışan ahlar ve inlemeler odayı dolduruyordu. Sert dayamalarla beraber Khloe dizlerinin üzerine çökmüş, elleri masaya dayanırken kendini tamamen bırakmıştı bu yoğun maçta.
Kadınlarda rekabet yoktu ama ikisi de aynı hazzın peşindeydi; azgınlıklarıyla birbirlerini tetikliyorlardı durmadan. Zencinin çıplak ayakları yere sağlam basarken Khloe onun sırtından düşmemek için tutunuyor, her seferinde daha sert bir inletmeyle karşılık veriyordu. Yumuşacık amcığın içine doğru giren kalın köklemenin tadını çıkarırken delicesine orgazma yaklaşıyorlardı birlikte; sonunda büyük doruk gelip bastırdığında ikisi de çığlık atarcasına serbest kaldı bedenleri içinde sakladıkları bütün fantezileri dışa vurdu.
Şiddetli titremeler eşliğinde son kez derin bir kökleme patladı; ardından soğuyan mutfakta nefes nefese kalan iki kadın birbirine sarılırken terden parlayan tenleri arasında yeni bir ateş doğuyordu hâlâ. Her yanlarından yayılan o vahşi haz kokusunda kaybolmuşlardı tamamen…