Mutfak ışıkları altında kıpkırmızı saçları dalgalanan Skyla Novea, Bruno’nun karşısında duruyor; iri göğüsleri hafifçe titriyor, suratındaki sinsi gülümsemeyle anlıyor ki bu gece amcığını iliklerine kadar hissettirecek. Latin ateşi teninde parlıyor, sıcak bakışları Bruno’nun yavaşça yükselen arzusunu körüklüyor. O büyük, dolgun göğüslerinin arasından çıkan tombul parmaklar, Bruno’nun yarağını keşfe başlıyor; sertleşen dimdikliği avuçlarına alıp hafifçe sıkarak onu daha da deli ediyor.
Skyla’nın kırmızı kirpikleri arasında gizlenen gözlerindeki alev, bu işi sadece folloş yapmayacağını kanıtlar gibi. Diz çöktüğünde Bruno’nun kocaman yarak sarkıyor, onun acımasızca çekilmesini bekliyor. Amcığının kenarlarını dudaklarına yapıştıran Skyla, emmeye koyuluyor; dilini yumuşakça dolaştırıyor ama ardından dişlerini de geçirmeyi ihmal etmiyor. Her sert çekişte Bruno’dan derin bir inletme çıkıyor; mutfaktaki havasızlık sanki ikisinin de nefesini kesiyor.
Skyla’nın elleri göğsünden aşağı inip bele dolanırken, Bruno’nun parmakları kızarmış yanaklarına bastırıp kafasını sabitliyor. Kırmızı saçlarının arasından gelen o ıslak sesler ve sert emişler birbiriyle dans ediyor; sessiz mutfakta tek duyulan onların vahşi köklemesi oluyor. Skyla’nın dili amcığın başını yalarken; yaramazca şevklenmiş o büyük yarak her infilakta daha da büyüyüp sertleşiyor.
Hızlanıyor folloş hareketleri. Skyla’nın ağzı artık tam anlamıyla dolu, yutuşu sıklaşıyor; dudaklarını bir an olsun gevşetmeden içine çekiyor. Bruno’mun nefesi hızlanmış, gözlerini kapatmış; dayanamayacağını belli ediyor ama bırakmıyor Skyla’yı o tatlı işkencesinden kurtarmaya. Sonunda o uzun soluklu kökleme patlaması geliyor; Skyla’nın ağzına basan sıcak sıvılar mutfağın havasını iyice boğuyor.
İncinmiş ve istekli tenler birbirine sürtünürken Skyla’nın koca göğüsleri yukarı-aşağı ritmik sallanıyor. O son köklendiğinde çenesinde ve dudaklarında akan akıntıyla beraber gözleri tamamen kararıyor; bu gece komşusunun ağzını ve bedenini kendi cenneti yaptıktan sonra, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…