Summer Brielle, Nina Elle ve Susy Gala üçlüsü ofisin dar koridorlarında adeta cehennemi başlatmıştı. Blonde Summer’ın iri göğüsleri sarkıyor, sütyeninden taşan tepeleriyle herkesin dikkatini çekerken, siyah saçlı Nina kıvrak vücuduyla gözleri kamaştırıyordu. Aralarına sızan Danny D’nin kalın yarağı, hepsinin amcığını birden sarmaya hazır bir bomba gibiydi. İşte o an, kapının sert kapanış sesiyle gerilim doruğa çıktı; patronun sert bakışları altında bu folloş oyununa kimse dur diyemiyordu.
Susy’nin küçük ama deli gibi sıkı olan kıçını Danny’nin geniş avuçları kavradı, parmaklarıyla orayı hırpalarken Nina, ağır ağır öne eğilip Summer’in dışarı fırlayan amcığını diline doladı. Yazık ki Summer dayanamadı; boğazını keskin bir şekilde yaktığı her dakika daha da nemlendi, dişi kapanmış haliyle kıskançlık ve arzu arasında gidip geliyordu. Üç kadın sırayla Danny’nin kara kürklü yarak ucunu yalarken, o da ardına kadar dayamaya başladı; ilk derin köklemelerden sonra sesler iyice yükseldi.
Nina’nın ince beline sarılan Danny, onu masaya doğru ittiğinde Summer kendi amcığını sapıyla sıyırmaya başladı; elleri kıvrak hareketlerle ısındırırken tekme tokat bacaklarını açarak herkese gösteriyor gibiydi. Susy ise dizlerini çökmüş, yüksek topuklu ayakkabıları içinde kendini Danny’ye teslim etmişti; ağzını geniş açıp kökünü emmeye devam ederken salyalar amcığından boşalıyordu. Ardından kırmızı bluzunun altındaki büyük memelerini ortaya çıkarıp havada sallandırmaya başladı. Danny bunu görünce tam gaz kökleme moduna geçti; önce Nina’nın koyu iç çamaşırı kenarından kayarak amcığını buldu, içine girmeden önce uzun uzun yaladı ve yuttu.
Ofisin tatsız havasını unutturan bu arzu tufanı hızla şiddetlenirken; çıplak tenlerin birbirine sürtünmesiyle filizlenen ateşle susuz toprak gibi kuruyan her arzu tekrar sulandı. Üçlü ışıkları kısıp gizlice birbirlerinin sınırlarını aşarken, son darbeyi Johnny Sins’in devasa süratli kökünü alana kadar yaptılar. O an patlama oldu; ıslak amcıklardan fışkıranlar havada dans ederken Danny ve Johnny teker teker bu üçlüye sonuna kadar dayadılar. Her biri gevşediğinde suskunluk ve nefes nefese kalma arasında kaybolup gittiler. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktı; çünkü ofisin en karanlık hayalleri burada gerçeğe dönüşmüştü.