Paris yunuslarla havuzda çıplak fantezi peşinde koşuyor

Paris, o gün denizin tuzlu kokusuyla karışık heyecanını içinde taşıyarak suyun kıyısına yaklaştı. Gözleri denizin üzerinde süzülen yunusların hareketlerine kilitlenmişti; o masum ve özgür yaratıkların arasında, çok farklı bir his vardı. Ama Paris’in aklında sadece onların oyunculuğu değil, dalgaların arasında sakso çekmenin o yaramaz hayali büyüyordu. Yavaş yavaş suya adım attığında vücudu ürperiyor, soğuk suda deri altında yayılan elektrik gibi titriyordu. O an bedenini sarmalayan o keskin arzuyu daha fazla bastıramadı.

Yunuslar etrafında dolanırken, Paris’in eline geçen ilk fırsatla sertçe kendi amının kıymetini gösterdi. Parmakları hızla amcığını buldu, dudaklarının arasına aldığı parmakları ısırarak kendini iyice şımarttı. İlk kez böyle vahşi bir ortamda kendiyle bu kadar çılgınca baş başa kalmak ona inanılmaz geliyordu. Suyun altından çıkan baloncuklar gibi nefesi kesiliyor, bedeninin her noktasında yayılmaya başlayan sıcaklık onu esir alıyordu.

Derken içinden gelen dürtüyle bacağını sudan çıkardı ve göğsünü dalgaların hafifçe okşadığı kumlara yasladı. Amcığını sıkarak sertleştiriyor, elleriyle hızlı ama acımasız hareketler yapıyordu; her inleyişinde sesini bastırmaya çalışsa da sonu gelmeyen bir fısıltıyla suda yankılanıyordu. Nafilesin! Paris artık tamamen kendinden geçmişti; aklına sadece köpükler içinde köklendirmek geldi.

Birden bire bedeninde ateş yükseldi, çılgınca bir tempo tutturdu. Suda yalancı bir özgürlükle kendi yarakını kökledi, amcığının ucundaki hassas noktalara bastırarak zirveye doğru tırmandı. Dudakları kurudukça kuruyor, gözleri sulanıyor, nefesi düzensizleşiyordu. İnceden inceye yayılan titremelerle birlikte son hamlesini yaptı ve üst üste birkaç kez sertçe kendini dayadıktan sonra sonunda içeride patlayıp köpüğü aştı.

O an Paris için zaman durmuştu; bedeni kasılmalarla dolmuşken, ruhu da bu hayasız oyun sonrası yeni sınırlar keşfetmenin tadıyla yanıyordu. Suyun içinde verdiği o çılgın savaşta teslim olmuştu ama asla pişman değildi; aksine her zerresiyle tekrar tekrar yaşamak istediği yabanî bir serüvendi bu…

← ÖNCEKİ SONRAKİ →