Üzerine hafifçe titreyen o genç ten, odanın loş ışığında parlıyordu; Rus kızın bakışlarında hem çekingenlik hem de yanmış bir arzu vardı. Başlangıçta utangaç davranırken, yavaş yavaş dudakları amcığını ıslatıyor, elleriyle kendi göğüslerini tutup bu silik heyecanı kendine çekiyordu. Adam ise tam bir canavar gibi sabırsızdı; bele sıkı sıkıya sarıldıktan sonra kesinlikle daha fazla beklemedi, sertçe dayadı o incecik amını içine. İlk girme anında çıkardığı hırıltılı sesler arasında nefesi kesiliyor, gözlerini kapatıp acıyla karışık zevk dalgasının içinde kayboluyordu.
Köklemenin ritmi gittikçe hızlanıyordu; her dalmada genç kızın amcığından gelen hafif ıslık sesi adamı daha da kışkırtıyordu. Yarağı derinlemesine sokup, ittirirken aralıksız gürültüler yükseliyordu: “Ahh… daha sert! Dayamaya devam et!” diye inliyordu kızcağız, yumuşacık teni terden parlarken avuçları adamın sırtında pençe olmuştu. Sertliği arttırdıkça kadın çığlıklarla karşılık veriyor, amını yaratan o dar boşluğa her köklediğinde bedeninin en derin yerleri sarsılıyordu.
Adam parmaklarıyla saçlarını kavrayıp başını geriye atmasını sağlıyor, “Seni nasıl inletiyorum farkındasın değil mi?” diye homurdanıyordu. Kız bunun altında çözülen bir iplik gibi eriyor, dudaklarından çıkan ahlar gittikçe vahşileşiyordu. Kibrit kutusundan fırlayan kıvılcımlar gibi vücudu sarsılıyor, amcığını sapasağlam tutan adamın yarak ucunda titremeler baş gösteriyordu. Sikiş o kadar yoğundu ki genç kız artık tamamen teslim olmuştu; ağzında hararetli sakso sunuyor, herkese onun folloşu olduğunu haykıran nefesler alıyordu.
Daha fazla dayanamayan adam ağız dolusu küfür edip kadının tenini sertçe çarparak son darbelerini vurduğunda odada yankılanan patlama gibiydi yaşananlar. Genç kızın yüzünde hem acı hem hazla karışık bir ifade vardı; bedeninde yayılan o güçlü boşalma hissiyle birlikte yere yığıldılar adeta. Adam yorucu ama tatmin olmuş halde üstüne otururken, hala vücudunu sarmalayan sıcaklığı hissediyor ve onu incitmeden birkaç kez hafifçe köklüyordu. O anın sertliği ve yakıcılığı ikisini de bambaşka bir yere götürmüştü; birbirlerinin sınırlarında kuduz köpekler gibi birbirlerini parçalayıp sonunda tamamen teslim olmuşlardı.