Stevie Shae’nin bembeyaz teni, iri göğüsleri ve özellikle o dolgun, kıvrımlı amcığı Mike Adriano’nun gözlerini kamaştırdı. O kocaman, kıymetli zıbınıyla ortalıkta dolanırken Mike’ın içini yanan şehvet daha da alevlendi. Stevie’nin kalçasına yapışıp o kalın, dolgun bunda parmaklarını batırırken sertçe çekiştirdi; her hareketinde Stevie’nin içi titredi, amının duvarları Mike’ın yaraklığını yaladıkça genişledi. Hemen yere yatırdığında o pağlığı öyle bir kabarttı ki, Mike yumuşak elleriyle orayı didiklemeye başladı.
Saksoyu ağzına sıkıştırdığı an Stevie’nin çenesinden akan tükürükler ve hırıltılı nefeslerin sesi odada yankılanıyordu. Mike dayanamayıp arkasından kayıp kalçasından yakaladı; tekmelerle azdırdığı o saksoyu hızla içine itti. Stevie ısırarak inledi, amcığından sarkan damlalar onun ne kadar ıslanmış olduğunu belli ediyordu. İki elle sıktığı kıvırık kalçalarını sertçe yukarı kaldırdı ve uzun uzun köklemeye başladı. Her bir salınımda Stevie’nin bacakları titriyordu, nefesi kesiliyor ama yine de dayanıyor, daha derine sokuldukça bağırmamak için kendini zor tutuyordu.
Mike her hareketinde Stevie’yi daha da çıldırtıyordu; deli gibi sikiyor, her vuruşta kadının içinde yanardağlar patlatıyordu. Kalın yaraklı adam kadının cücüğünü eliyle ayarlayıp sertçe geçirdiği an Stevie mecburen gürültülü şekilde bağırdı ve amcığını genişleten köklemenin sonunda tüm benliği titremişti. Sikenin ritmi giderek hızlanıyor, adeta birbirlerine zarar vermek istercesine ateşli dokunuşlarla Stevie amını parçalatan bu sert koç sayesinde zevkin doruklarına çıkıyordu. Son hamleyi yaparken dudaklarından çıkan vahşi iniltiler Mike’ın aklını almıştı; kendisi de içine boşalırken yerdeki bu güzel kaliteli pağın amında patlama yaşanıyordu.