Simsiyah saçlı ateşli hatunu köpek pozunda delik deşik ediyorlar

Siyah saçlarının arasından sarkan ter damlaları, karanlık odanın loş ışığında parıldıyordu. O, dört ayak üstünde dizlerini yere bastırmış, kıçını sıkı sıkıya yukarı kaldırmıştı. Gözleri kapalıydı, dudakları hafifçe aralanmıştı; içinde kopan fırtınaya hazırlıklı ama bir o kadar da çaresizdi. Arka kapıdan yavaşça sokulan kalın, sıcak yarak onu derinlere doğru dürtüyor, her hareketinde içine işliyordu. İlk başta nazik nazikti; parmak uçlarıyla omuzlarını tutuyor, yumuşak nefesleri kulağında çırpınıyordu ama hız hız arttıkça acı ve zevk birbirine karıştı.

Göbeğinin altında biriken o yoğun basınç, içini kavururken dışarıdan bakınca bile belli olan sertliğiyle adam ardına kadar saplamaya başladı. Kıçının kasları istemsizce kasılıyor, her köklemeyle daha fazla açılıyordu. Hırıltılar boğazından zor çıkıyor; “Daha hızlı… Daha sert…” diyen pişmanlıksız emirler ağzından kayıyordu. Yarak kimi anlarda altındaki sırtına dayandıktan sonra geri çekilip yine içine doluyor, vücudunu yalancı bir acıyla parçaladıktan sonra yeniden dolduruyordu.

Parmaklarındaki baskı kalça kemiğini sıyırıyor; o ise kendini bırakıp amcığını iyice çatlatana dek durmamak üzere söz vermişti adeta. Tüm bedenindeki sinir uçları kıymetli tek noktasıyla birleşince gözlerini açtı; üzerindeki adamın kaslı kollarının arasında tamamıyla çökmüş, deli gibi inleyerek sızlanıyordu: “Yarağını sal ben içine…” diye neredeyse yalvarıyordu. Son defa bir hamlede dibi gördü adam; içindeki kilidi kırarcasına taşan hazla birlikte toprağa vurdu yumruğunu.

Kıçının yanlarından akan ter damlaları yatağın örtüsüne karışırken o artık sadece bunun için yaşıyor gibiydi: Sert dayama ve ardı arkası kesilmeyen sikmelerle ruhu yerinden oynuyor, kanlarında isyan ateşi yanıyordu. Kafasında tek düşünce vardı: Acı ve zevkin ötesinde kalan o delici orgazmda erimek… Ve sonunda geldiği noktada bütün bedenini sarsan titremelerle birlikte darmadağın olmuştu. Göbeğinin derinine kadar inen yarağı son kez içine boşaltırken ortalık rezil bir çığlık ve ıslaklıkla dolmuştu; koyduğu emek boşa gitmemişti çünkü bu gece kesinlikle unutulmazdı, dayanılmazdı!

← ÖNCEKİ SONRAKİ →