Karanlık sinema salonunun loş ışıkları altında, adeta fısıltıyla başlayan o pis arzu kelimenin tam anlamıyla patladı. Üvey kardeşim, gözlerindeki ateşi saklamaya çalışsa da, dudaklarımla buluşan yarak kıvrımlarını hemen fark etti. Elini cebinden çekip hızlıca destek arayan o acımasız parmaklar, sertleşmiş sikişimi kavrayıp aşağı yukarı sürüklüyordu. Dudaklarını yavaşça amcığımın etrafına dolayarak başladığında, sıcak nefesiyle birlikte yalap yalap emmelerinin izleri belirmeye başlamıştı bile. O anki hırslı inlemeleri sessizliğin içine karışırken, sinemanın titrek ışığıyla amcığının içindeki ıslaklığı tüm çıplaklığıyla hissedebiliyordum.
Folloşun bakışları gözlerime kitlenmişken, diliyle inatla amcığımın başını yalıyor; ağzına aldığı her santimi kemirirken hırıltılı nefesler bırakıyordu. Koca gövdemi sırtından kavrayıp iyice içine çekmesiyle boğazının derinliklerinde yarak hızla gidip geliyordu. İçimde büyüyen bu tok kökleme arzusu karşısında ellerimle saçlarından tutup kafasını kırbaç gibi savuruyordum; daha sert dayanmaya zorlayarak onun ne kadar aç olduğunu gösteriyordu. Çenesinden yanağına yayılan salyalarla beraber emdiği amcığın her hareketi şiddetini arttırıyordu.
Birdenbire yan masadan gelen uğultulu seslere aldırmadan çekilmeyi reddetti. Dudaklarını tamamen kapattığı amcığımın ucuna tekrar sertçe saldırıp, dilini yaramazca döndürürken kalçalarını bana doğru itmeye başladı. Dizlerinin üstünde çömelerek yaptığı bu boyun eğmez işkence beni çıldırtıyordu; sesimi kısmaya çalışırken bile içimdeki boşalma dalgası yükseliyordu. Sonnokta geldiğinde göğsüme tükürerek hızlıca yutması ve ardından yaşarmış gözlerle bana bakışı arasında o sapık bağ kuruldu.
Sakinleşmeden önce ardımdan gelen kısa, keskin bir “daya!” sesiyle o uzunca kesik sarkıtımı bütün güçle içine aldı; kendi kendine inletenle beraber kıçını sertçe benim kalçama vurduğu an tüm bedenimden elektrikler fırladı. Karnımda yükselen kasılmalarla birlikte deli gibi kaskatı dikleşmiş yaraktan çıkan boşalmam onu tamamen doldurdu; ıslaklığı ve damlaları üzerine serpilirken donuk yüzündeki ifade kımıldamamıza engel oldu. O günü böyle kapanırken aramızdaki kirli bağdan asla kurtulamayacağımız belliydi.