Sıkış tepiş bir takside, lüks halleri ve soğuk yüzleriyle Honour May’in içten içe yanar yüreği ortaya çıkıyordu. Taksi duraklarından birinde adeta patlamak üzere bekleyen bu hanımefendinin içinde biriken o pis arzu, yerinde duramayan her hareketine yansıyordu. Sıradan yolculuğun altında saklı kalan o cevher, kısa süre içinde yakıcı bir şehvet fırtınasına dönüştü. Kendisini tutamayıp ilk hamleyi yapması an meselesiydi.
Küçük elleri gizlice berber koltuğunun kenarına dolaştığında, parmakları hafifçe titreyen adamın omzuna dokundu; bu oglak halimleyle başlayan oyun hızla ivme kazandı. Dudağına kondurduğu ufak öpücükler, nefesini hissettirdiği ensesine değdiğinde adamın eli onun ince beliyle buluştu. Taksinin dar kabininde elektriklenme artıyor, yasak arzular serbest kalmaya hazırlanıyordu.
Honour’un gözlerinde parlayan o yalan dolu masumiyet kırıntısı, hiçbir şeyin normal olmadığını söylüyordu artık. Tahtaçar elbisesini hızla sıyırırken amcığını dışarı fırlatan kadın, taksideki havası tamamen değiştirdi. Adam onu tutup öne doğru çekince, kızıl saçları omuzlarına döküldü; sıcak tenleri birbirine sürtünürken suskunluk yerini inlemelere bıraktı. Yalnızca birkaç saniye içinde kollarında sıkışan o yoğun ihtiras aniden patladı.
Adam hızlı ve acımasız bir şekilde Honour’un amcığını ağzına aldı, dilini onun derinliklerine saplayarak yarak ucunu sertçe emmeye başladı. Kadının bedeninden çıkan kesik kesik ahlar taksi boyunca yankılanırken, o da elindeki yarakla onun amcığına hükmediyordu. İncecik dudakların arasında yarağın her hareketi yankılanıyor; sıkıca sarılan boğazın ritmi hemen belirginleşiyordu. Ardından zorladı yanağıyla daha derin sokmayı; adam ise kadının bacakları arasındaki ıslaklığı hissedip zevkten deliriyordu.
Fırsatını bulur bulmaz hanım folloşuyla adamın yaragını kavrayıp kendi ıslaklığını ona aktardı; aynı anda havalı elleri hızla yukardan aşağıya kayarken masaj yapıyor gibiydi ama aslında tek amacı köklemekti. Her iki taraf da sınırlarını zorluyor, güç savaşına girerken kan ter içinde kalıyordu. Birbiri ardına gelen iniltiler arasında tek kelime konuşulmuyordu ama gözlerdeki kıvılcımlar her şeyi anlatıyordu: bu basit bir sikiş değil, arzu ve vahşetin birleştiği patlayıcı bir fahişelik savaşıydı.
Sonunda adam dayanamadı; büyük yaragını son kez gözü kara biçimde sokup içine doldurduğu an, Honour çığlıklarıyla beraber dizlerinin üstüne kapandı ve bütün taksiyi inleten o iğne deliği kadar sert dalmalar başlamış oldu. Gecenin karanlığında erotizmin kralı gibi hükmeden bu ikili için artık geri dönüş yoktu; yalnızca acıyla karışık haz kalmıştı geriye…