Alex Jones ve Tommy King, havuz başında kıyasıya bir çılgınlığa dalmışlardı. İlk anda Alex, tabiri caizse gözü kara bir şekilde büyük siyah yarak karşısında diz çöktü; amcığını öyle bir yalamaya, emmeye başladı ki, adamın yüzü acıyla karışık zevkten buruştu. Yarağını derinlere kadar yutarcasına gagalamaya başlayınca Tommy dayanamadı; elleri Alex’in saçlarında sıkıştırdı, boynunu kavradı. Boğazın içine inen o kalın kara parça ağzını doldururken Alex’in yüzündeki tutku ve vahşilik daha da arttı.
Tommy’nin iri bbc’si sertleşip şiştikçe, Alex yerinden kalktı ve o meşhur ters binek pozisyonuna geçti; sırtı ona dönükken ateşli kalçalarını havaya kaldırdı. O an başlayan kökleme tam bir cehennemdi. Tommy sertçe bastırıyor, her itişinde Alex’in amcığına ve deli gibi titreyen bedenine hükmediyordu. Sert hareketlerin ritmiyle birlikte nefesler hızlandı, karnın içindeki yumrular kasılıp gevşerken ikisi de kendinden geçiyordu.
Alex tam anlamıyla esnekti; kaba saba dayamalara rağmen acıdan çok saplantılı bir zevk yaşıyor, arada sakso yaparak adamın devasa siyah erkeğiyle oynuyordu. Bu folloş anlarda sesi yükseldi, hırıltılar havuza yayıldı. “Daha sert kökle,” diye yalvardı boğuk boğuk ama hükümdarlığını kabul ediyor gibiydi. Tommy pes etmedi; neredeyse kıracakmış gibi bastırdı, Alex’in delik amcığını paramparça ettiğini hissettiren her hamlede sanki içeriye daha da soktu.
Köklüyor köklüyorlardı; sonunda doruğun eşiğine geldiler. Kaslar gerildi, nefesler kesildi ama bu kötüye gitmeyip daha da dişi ve acımasızlaştı. İkisi aynı anda boşaldılar—Tommy’nin sıcak spermi girince Alex’in kıvrılan vücudu iyice yumuşadı ama gözleri hala alev alevdi, intikam istercesine son darbeleri indirmeye hazırdı. Seks bittikten sonra bile o lezetin izleri vücutlarında canlıydı; birbirlerine bakıp alaycı gülümsediler çünkü biliniyordu ki bu sadece başlangıçtı ve havuz kenarında yaşanan bu brutal sikiş asla unutulmayacaktı.