Üçlüde Hime Marie Megan’la koca sapı götüne dayıyor

Hime Marie ve Megan Maiden, sırt üstü yatarken kıvrak kalçalarını gösteriyorlardı; büyük göğüsleri hafifçe yükselip alçalıyor, tüyleri tamamen alınmış amcıkları ışıkta parıldıyordu. Mick Blue, sert duran yarakla yanlarına çömeldi, önce Megan’ın dolgun poposuna dayandı. Parmaklarını acımasızca amcığının içine sokup ıslaklığını kontrol ettikten sonra tereddüt etmeden o kocaman kara yarakla derinlere vurdu; Megan dizlerini kırarak yüzükoyun yayıldı, uzun çenesi yere değdiği halde inlemeleri boğuk ve vahşiydi. Hime ise tam arkasında duruyor, kıvrak sırtını okşayarak kendi amcığını Mick’e sunuyordu.

Mick sırayla her iki kıza da köklüyor, itinayla fena halde dayıyordu onların yuvalarını. Megan’ın geniş poposu gözünün önünde şişiyor, sık sık “Amm!” diye neler çektiğini haykırırken Hime’nin de dar amcığına yumuşacık fakat sert kökler girip çıkıyordu. Gençlerin nefesleri hızlanmıştı; ağızlarından köpüklenmiş sakso ve derin bir folloş çekişi duyuluyordu. Mick sırayı bozmadı; önce Megan’ın kızgın poposundan fırlayan siksine bir miktar sertlik ekledi ve aniden döndü, Hime’nin ters binen pozisyondaki ardından boyu boyunca sürdü.

Hime’nin yuvasından gelen yüksek ritimli inleme seslerine rağmen Mick durup Megan’a döndü; bu sefer onun ağzına dalmak için burnunu yanaştırdı. Kız da tereddütsüzce devasa yarak düşkünlüğüne teslim oldu, dilini yaramazca uzatıp dipteki yaragı yalayıp emmeye başladı. Mick adeta aklını kaybetmişçesine kafasını sağa sola sallayıp daldıkça daldı Megan’ın boğuk gırtlağına… O sırada Hime de kendi dar deliğine baskıyı arttırttı ama tam tepeden aşağıya inmeye devam eden Mick’in köküyle birlikte daha hızlı sarsılıyordu.

Derken üçlü arasında inanılmaz bir ateş patladı: Megan’ın kabarık sikine yayılan beyaz sıcaklık amcık kenarındaki deri üzerinde parlıyordu bile; aynı anda Hime de içine aktarılan sıvının ağırlığını hissediyor ve yüzdeki ifadeleri iyice çarpıyordu. Mick son darbeyi koyarken tekme gibi sertçe bastırdı, kızların deliklerini fazlasıyla doldurup dışarı doğru sarkıtılan külotlarında beyaz sıvının izini bırakmaya başladı.

Ağızlar dolmuştu artık; sessizlik yerine boğuk hırıltılar ve birbirlerinin terli bedenlerine yapışan eller vardı. Üçlü bu delirmiş haliyle birbirlerinin içinde aniden kaybolmuştu; onca fahişeliğin sonunda yorgunluğun değil ama doymanın tatmininde eriyorlardı…

← ÖNCEKİ SONRAKİ →