Sadie Summers kapı aralığından içeri sessizce süzülürken, Penelope Kay’in sevgilisinin kocaman yarakını bindiğini fark etti. İkisi de ruhlarıyla çırpınıyordu; Penelope’nin sarı saçları omuzlarından akarken, kalçasının her hareketinde gürlüğü dışarı fırlıyordu. Sadie’nin gözleri parladı, içinde yanan kıvılcım alev aldı. Bu pislik sahneyi izlemekle kalmayıp, kendini tutamadı ve odanın ortasına çıkıp oraya şöyle bir giriş yaptı: “Beni de çağırmayı unutma,” dedi alçakçe, sesi neredeyse nefes nefese.
Penelope başını çevirdiğinde şaşkınlık ve arzu karışımı bir ifade vardı yüzünde. Sevgilisi Van Wylde ise büyük yaragını daha da dikleştirip, iki kadının arasına sıkışmıştı bile. Sadie hızla dizlerinin üstüne çöktü ve kaygan dillerini Penelope’nin amcığına götürdü; ısırdı, yaladı, saksoyu en az onun kadar sikişmeye aç hale getirdi. Penelope biraz daha azimle Van’ın devasa kökünü yukarı aşağı sürüklemeye başladı; sanki bu üçlü deli gibi şehvetin içinde boğuşuyordu.
Sadie’nin elleri Penelope’nin göğüslerini kavradı, meme uçlarını sertçe çiğnerken sesi iyice yükseldi. Amcıklar salya içindeydi; üç beden birbirine tepişiyor, içgüdüler vahşice kontrolsüz bir hal alıyordu. Van Wylde önce Sadie’ye dayandı; kalçaları hızla ritm tuttuğu anda boğazına kadar soktu hayvanca yarakını. Kadın çıldırmışçasına inletiyordu; Penelope ise yaramazca Van’ın kaba elini amcığına bastırıyor, dayanılmaz zevkle dolup taşıyordu.
Sikişler sertleşti, ter damlaları omuzlardan yere akarken sesler katlandı: “Amınızı çekiyorum ikinizin de!” diye haykırdı Van Wylde. Kadınlar gayri ihtiyari birbirlerinin amcıklarını ellerken artan tempo ile üçlü daha da coştu. Sonunda sadistçe sert dayama ve kıymetli yaragın derine köklenişiyle kahkahalar ve inlemeler eşliğinde birlikte patladılar. İçten gelen hırıltılarla her biri doruğa vurdu; Sadie penelop’un kuyruk sokumu boyunca yayılan sıvıyı yalayarak geceyi müthiş bir kabusa çevirdi. Üçlü o an tamamen esir olmuştu dişlerinden çıkan acılı ıslıklarıyla…