Üvey kardeşimi dizüstü yatırıp kıçını şaplaklata şaplaklata azdırıyorum

Odasının köşesine yaslanmış, omuzları hafifçe gerilmişti. Adımlarını takip eden o keskin bakış, içindeki bastırılmış arzuyu ve öfkeyi yansıtıyordu. Üvey kardeşimin masum yüzünün ardında, saklı kalan bir cehennem vardı; bunu biliyordum ve içinde yanıp tutuşan kinimle yakalamak için doğru anı bekliyordum. Onu sertçe sırtından kavrayıp, uyarı gibi bir tokat indirdim amcığının yanına. Gözlerinde parlayan şaşkınlık, yerini hemen korku ve isteğe bıraktı.

“Ne yapıyorsun?” diyemedi sesini boğazında tutarak. Ama ben durmadım; tereddüt etmeden elimi birkaç kez daha indirip, kızgınlığımı zincirlendim o çıplak tenine. Her tokat, bedeninin titremesine neden oluyor, derinlerdeki hırsımı besliyordu. Yanındayken hem cezalandırıyor hem de sahipleniyordum onu; bu karmaşık duygu fırtınası arasında kaybolmuştu adeta.

Sırtından aşağı kaydırdığım ellerim kalçasına oturduğunda ise bütün savunması kırıldı artık. Parmaklarım amcığını kavradığında o küçük dilini ısırdı ve gözlerini kocaman açtı. “Yapma,” dedi fısıltıyla ama vücudu başka şey söylüyordu. Onu çapraz yatırıp dizlerimi kalçalarına dayadım; boynumdan inen nefesim amcığını tırmalarken hemen karşılık verdi bana. İncecik parmaklarımı içerisine sokup kendini saldıra saldıra benim yarakla buluşmayı bekliyordu.

İlk girerken çıkan sesi kulaklarımı deldi; “Aaaah!” diye inledi kıvranarak, her hareketimde amcığımdan akan sıvılar yerde ılık bir leke bırakıyordu. Sırtından tutup kaldırdım göğüslerini çarpıştırarak, başını geriye arkaya attırdım ki daha sert dayayabileyim onun azgın vücuduna. Yavaş yavaş tempoyu artırınca ortalık eridi resmen; ter karıştı terle, nefesler boğuldu birbirinde.

Sonunda gözlerinin içine baka baka amcığını iyice doldurup son kazığımı sapladım ortasına. Sesini kesti ama beden dili tam aksini söylüyordu: teslim olmuştu tamamen bana, sarkıntılığa doymak bilmiyordu artık. Vücudu diken diken olduğu anda ben de dikişi artırdım; sertçe içeri çıkarırken boğazını gıdıklayan nefeslerle birlikte uzun soluklu bir orgazmın kapısını araladık ikimiz de… Terli tenleri birleştiğinde dünya sustu; sadece acımasız bir zevk kalmıştı geriye…

← ÖNCEKİ SONRAKİ →