Üvey kardeşin iri, doğal göğüsleri masanın üzerine yığılmıştı; sarkık, dolgun ve sertleşmiş memelerinin arasına sıkışan sikişim, her hareketimde daha da derine işliyordu. İlk önce usul usul, hafifçe koyduğu o ağır göğüslerini sıkarak başladı. İnatla arada kalan amımı emip oyarken yüzündeki şeytani gülümseme, onun ne kadar aç olduğunu anlatıyordu. Gözlerimi kitledim ona; büyük memelerinin esnek derisi altında yankılanan her kıpırtı, benim içimdeki çıldırı yapıyordu.
Yavaş yavaş ritmi yükseltti. Göğüsleriyle yaptıkları tam bir dayama gibiydi; sanki beni boğacakmış gibi ama aynı zamanda tatlı tatlı inleten o becerikli elleri ve dudakları yok muydu! Kafasını aşağı yukarı oynatıyor, devasa yumurtalarını sert ukalalıkla amcığımın etrafında yuvarlıyordu. Hıçkırıklar arasında ben de kendimi bırakmaya başlamıştım; hangi taraftan saldırsa can yakıyor, kafamda deli fırtınalar kopuyordu.
Sonra tamamen kendini kaptırdı bu kocaman süt tepelerine. Amcığımı göğüslerinin arasında büküp büküp tekrar içine çekiyor, ısırmaktan çekinmiyordu. Sıcak nefesleri tenime çarpıyor, amını öfkeyle yalamaya başlarken gözlerime bakıyordu: “Hadi daha hızlı!” der gibiydi bakışlarıyla. Göğüslerinin arasındaki sikişim artık durmadı; ağız tadıyla hem sakso yapıyor hem de memeleriyle beni boğarcasına sıkıştırıyordu.
Kıçına doğru eğilip akmasını sağlamak için kamışımı iyice bastırdığında adam gibi folloşa başladı. Sonrası tam bir patlama anıydı; bedenimizi saran bu deli ritim içinde hayvan gibi köklendik. Üvey kızın devasa göğüsleri benim sağıma soluma gelerek amcığımı hapsetti ve boşalmamla birlikte yüksek seslerle inlemeye başladık ikimiz birden! O an anladım ki, göğüslerin gücü gerçek anlamda insanı kendinden geçirir; üstelik böyle vahşi ve kontrolsüzce…