Adım kız kardeşinin sinsi bakışları odanın havasını aniden yaktı. İlk başta masum bir oyun gibi başlayan bu anlar, aralarındaki sınırları yok edecek kadar karanlık ve kirliye dönüştü. Gözleriyle amcığının içine girmemi isteyen folloş bir işaret gönderirken, ben de onun utangaçlığını yıkıp, o cehennem sıcaklığı zirveye taşıdım. Elim tereddütsüzce minik amcığını kavradı, dudaklarımı ıslattım ve dilimi baştan sona kaydırarak onu deli gibi şehvetle inletmeye başladım. Yumuşak teni parmaklarımı içine çekiyor, her hareketimde daha fazla canlanıyordu.
Hıçkırıkları aralandı; nefesi kesilirken göğsü benim köklüğümü karşılamaya hazırdı. İster istemez sertleşen yarağımı onun daracık amcığına dayadım ve ilk penetreyi acımasızca verdim. Sanki yıllardır içerimde kalmışmışcasına kendini açtı bana; katlanılmaz bir hazla içimi doldurdu, masumiyeti paramparça etti. Her itişimde süzülen ter damlaları arasında nefret ve tutku birbirine karıştı; o da bu ilkel köklemenin tadını çoktan almıştı.
Yatak eski tahta gıcırtılarıyla inlerken, onun yoğun kıvrımları üzerime yapışıyor, uzun saçları benim ensemde savruluyordu. O yalancı utangaçlık fasa fiso olurken, çığlıkları gitgide yükseldi; amcığını sıkarak beni daha derine çekmek istediğini hissettim. Kendi sapıtmış dünyamda kaybolmuşken, saniyeler içinde patlama noktasına geldik birlikte; sertçe kavradığı kalçam beni çağırırken ben de onu tirt tirt titreterek ağzından köpükler çıkaracak hale getirdim.
Sonunda bedenlerimiz neredeyse yapıştı; tüm vampir gücümle son darbeyi vurup ona defalarca kökledim. Nasıl da delirdi amcığı! İçten içe parçalanarak inledi ama vazgeçmedi benden; o anın ağıtlarını atarken bile yeniden daha sertini istiyordu. İşte gerçek iğrençlik buradaydı; tabular yıkıldıktan sonra kalan tek şey acımasız arzunun kanlı teslimi oldu bizim için. Amcığa inen kafamın ritmiyle beraber o da yüksek seslerle boşalırken hepimizi darmadağın eden bu sikişin kudretiyle yerle bir oldu odanın dünyası…