Sophia, çıtır oğlunun karşısında dururken göğüslerinin dolgunluğunu ve cildinin ipeksi dokusunu saklamıyordu; bakışlarıyla onu adeta diri diri parçalayacakmış gibi yakıyordu. Oğlan ise hem çekingen hem de içten içe yanmakta olan bir arzu seliyle kasılıyordu. Sophia’nın elleri, incecik beli üzerinden aşağı inip kalçalarının yuvarlak hatlarını kavradığında, genç delikanlının yüreği yerinden çıkacak gibiydi. Ağızlarından çıkan hafif nefesler ve artan tıngırdamalar ortamın gerilimini büyüttü; o an geldiğinde kimse için geri dönüş yoktu artık.
Sophia hızlıca diz çöktü oğlanın önünde, diliyle onun yarak başını yalayıp emmeye başladı. Yumuşacık dudakları ve ısıran dilinin dansıyla adamın taş kesilen tatlı ağzına saplanması, genç adamı delirtti. Her hırıltı ve boyun kıvrımındaki sıvının sesi, ikisinin de fantezi dünyasında sınırları yıkıyordu. Genç delikanlı şaşırmıştı ama o yoğun zevk dalgasından kendini alamıyor, direnci kırılıyordu. Sophia’nın sert eli yaramazca arka çamaşırını çekiştirirken aceleyle sarkıtılan yarak bir anda kızgın ağızda kayboldu; oradaki sıcaklık ve ıslaklık arasında kaybolmuştu.
Sonra Sophia ayağa kalkıp onu yatağa itti; kalçalarını kaldırarak her türlü sapkınlığı çağırıyordu içine. Delikanlı kusursuzca sikmeye başladı amcığını; derin derine girmeye çalışırken kadının kocaman memesini avuçlayıp sertçe sıktı. Sophia çığlık çığlığa inledi, amcığa dayanan dillerini iyice bastırıp soğuk terler dökerken adam da artık tamamen kontrolü yitiriyordu. Bağırışlar, vajinanın içindeki yalpa hareketleri arasına karışıyor; nefesler heder oluyordu.
En sonunda her ikisi de orgazmın ağzına dikildiğinde: Sophia’m kadınlığının en karanlık köşelerini açarak orada bodoslama daldığı sivri uçlu amcıktan sesler çıkarıyor; genç delikanlı ise kafasını geri atıp tüm gücüyle kökleyerek kadının içine boşalmanın doruğuna ulaşıyordu. O an göz göze gelmişlerdi; tabular yıkılmış, sınırlar paramparça olmuştu. Bu yasak sevişmenin kirli tadıyla birbirlerine tutunup yeniden bedenlerini keşfettiler, acımasızca ve deli gibi…