Oda karanlık, havası ağır. Kadının ürkek ama meraklı bakışları yatakta bekleyen sertlikten kaçamıyor. Göğsünü hızlı hızlı kaldırıp indirirken, dudakları hafifçe aralanıyor; sanki içine çektiği nefesle içindeki ateşi dışarı kusacak gibi. Yumuşak elleri çarşaflara tutunurken, erkek yanına yaklaşıyor; sesi alçak ve tehditkâr, “Hazır mısın?” diye soruyor tam da amcığını yalamaya hazırmışçasına. O an vücudu sinirlerle doluyor, tuhaf bir gerilim yükseliyor bedeninin her hücresine.
Kadının dizleri titriyor ama kaçmıyor; tam tersine adamın sertliğine kendini teslim ediyor. Yarağını kalçasına bastırdığında, o soğuk odaya yayılan sıcaklık dalga dalga çoğalıyor. Her hareketinde amcığını daha derinlere çekiyor, oradaki kayganlığıyla birlikte sanki kendi içine işleyen bir zevk hortumu açılıyor. Erkek, gürültülü ve vahşi bir şekilde köklüyor; her iniltisi odada yankılanırken kadının nefesi kesiliyor, boğazından çıt çıt sesler geliyor.
Bir yandan saçlarından sıkıca tutup kafasını aşağıya doğru eğdiriyor; sakso yaparken yüzüne hakim olamayan arzu yazılı. Kadın çaresizce boynuna sarılıp içten içe bu acımasız dayamanın tadını çıkarıyor. Yarağıyla dudaklarının arasını delip geçerken hızını artırıyor adam; hassas amcığı zonkluyor ama dayanmak için direnişi yok artık. Son sürat giriyor içine, kalçasıyla ritmi çiziyor; tırnakları sıyrılıyor bedenden ama azgınlığın önünde tek bir engel değil.
Sıkı sıkıya kapattığı bacaklarını yavaş yavaş açmaya zorlar gibi çözüyor erkek, sonra daha derin ve kontrolsüz saplamalara başlıyor. Kadının bedeninde yangın var şimdi. Her köklendiğinde amcığı onun en mahrem noktasına değip onu delirtiyor. İki beden birleşirken çıkan ahlar kırık dökük fakat hırçın… “Daha hızlı…” diye yalvarıyor kadın neredeyse çatlayacak haldeyken. Adam ise durmadan yerinde koparıyor saksoyu, parmaklarıyla tekrar tekrar amcığını kaşıyarak katmerli zevki doruğa taşıyor.
Sonunda tüm gücüyle göbeğine kadar sokulup içine boşalıyor adam; sıcak sıvısı yenilmişlik kadar tatlı aydınlığı getiriyor tenine. Kadının çığlıkları patlıyor havada; birbirlerine kenetlenmiş, sarmaş dolaş oldukları bu anlarda dünya sadece onların yaktığı ateşten ibaret oluyor artık. Nefes nefese kalmış iki beden odanın sessizliği içinde birbirine yapışırken kalan bütün enerji şehvetin dibinde eriyip gidiyor.