Yaşlı lezbiyen nine çıtır kızı parmak manyağı yapıyor

Ürkütücü yaş farkının bütün erotizmiyle dans ettiği o pis ortamda, genç kızın taptaze bedeni yaşlı kadının kıvrak ellerinde eriyordu. Kadının kırışmış parmakları, genç amcığın çıplak teninde geziyordu; her dokunuşunda kızın içine bir yangın düşüyordu. Sararmış dudaklar, genç amcığın neredeyse masum kalan sakso deliklerine inatla saldırıyor, emmeye, ısırmaya devam ediyordu. Yaşlı kadın, genç bedenin her zerresini sahiplenirken, aralarındaki gerilim iyice tırmanıyordu. Kız titrek nefeslerini yutuyor, karşısındaki bu acımasız tecrübeye boyun eğmenin ve istekle karşılık vermenin arasında gidip geliyordu.

Kadının sert eli, genç kızın kıllı amcığını kavrayıp hırçınca sıktığında, o minik beden bir anda sarsılıyordu; ama yılmıyordu. Sanki bu çılgın kökleme seansında direnmek yerine kendini daha çok teslim ediyordu. Yengeç gibi kıvrılmış bacaklarını açtığında yaşlı kadın fırsatı kaçırmadı; dilini soktuğu her deliğe saplandı, kirli nefesiyle gencecik amcığını şişirmeye başladı. Gencin soluk soluğa kalışı arttıkça sertleşen yarak kökü kabarıyor, yaşlı avcı onu tam anlamıyla ele geçirmenin tadını çıkarıyordu.

Birden o azgın parmaklar yuvasına girdi ve kızın acıyla karışık iniltileri odayı doldurdu. Her hareketiyle amcığından çıkan sıcak sesler yaşlı kadını daha da çıldırtıyordu; dilini hızlıca sürüp sonra koyverdiği anlarda sessizlik bile erotizmin çığlığı gibi yankılanıyordu orada. Genç kızın küçük kemikleri yaşı kemiklere karşı dayanmazken, kadın sakin kalmıyor; sertçe dayayıp hızlanıyor, hatta canavar gibi içine akıyordu sanki yılların biriktiği hasretini çıkarır gibiydi.

Sonunda ritim doruğa koşarken herkesin boğazında kocaman bir yumruk oluştu. Yaşlı kadının dişi dudaklarından çıkan kahkahalarla birleşen gencin iniltisi patlıyor; iki beden birbirine yapışırken bambaşka bir aleme geçiyorlardı. Kızın bütün vücudu kasılıyor ve o lanet haniye doğru boşalıyorken yaşlı kadının gözü kara bakışları en son tokatı vuruyor: “Daha bitmedi…” diyerek tekrar saldırıya hazırlanıyordu. Orada sadece iki ruh vardı artık; biri deneyimli bir avcı, diğeri ise tutkuyla yanıp tutuşan masum bir kurban…

← ÖNCEKİ SONRAKİ →