Üzerine zincirlenmiş, kolları ve bacakları sıkı sıkıya bağlı o folloş anne, iki devasa yarak arasında çaresizce kıvranıyor. O amcığın içine giren kalınlıklar, her hareketinde onu delice inletiyor; yüzündeki acı ve zevk karışımı ifadeyle çırpınıyor. Bir yandan sert sert göğsüne dayanan biri, diğer yandan kaba kuvvetle içine dolan öteki, onun sınırlarını zorluyor. Ağzına tıkılmış saksoyu emmeye çalışırken nefesleri kesiliyor, ama boyun eğmiyor; tam aksine bu dayanılmaz basınç altında daha da hırslanıyor.
İkili kökleme devam ederken, zincirlerin sesiyle birlikte kadının ahları odada yankılanıyor. Sertlikten geri adım atmayan amcalar, sanki onun tüm bedenini ele geçirmek istercesine üst üste sokup çekiştiriyor. Kalçaları ritmikçe sallanıyor, bağlarından kurtulmaya çalışan teni ter içinde kayıyor. Yarağı derinlere itip çıkarırken kadının amcığı darmadağın oluyor; her dalışında canlı canlı parçalanması neredeyse duyuluyor. İnatçı bakışlarıyla onları provoke eder gibi yere bakarken beyaz köpükler ağzından taşmaya başlıyor.
Birinin elinde gergin meme sapları kıvrılırken diğerinin yumruğu kalçalarına vuruyor; her darbeyle kadın biraz daha teslim oluyor azgınlığa. Zincirlerin sallanmasıyla bedenindeki ateş doruğa çıkarken aynı anda iki yarak içeri girip çıkarak onu deli ediyor. Kadının bağrışmaları gittikçe yükseliyor, sesindeki hırlama canavarca bir istek taşıyor. Sonunda ikisi de üstüne boşalırken o dibe vurmanın ve feci köklemenin verdiği ağırlıkla tamamen dağılıyor; zincirlerin arasında paramparça olmuş halde yerde sarkıyor.
Öyle sert sikiş ki hem bedenini hem ruhunu parçalayıp geçti; bu anne şimdi o iki devasa yaramazlıktan dolayı kendisinden geçip dizlerinin üzerine çökmüş durumda…